Vefalı olmak yada ihanet etmek | | İstanbulunsesi

  • DOLAR
    5,8147
    %0,44
  • EURO
    6,4658
    %0,25
  • ALTIN
    276,05
    %0,90
  • BIST
    7,7627
    %1,70
Vefalı olmak yada ihanet etmek

Vefalı olmak yada ihanet etmek

Vefalı olmak, erdemli olmanın da nişanesidir yada vefasız insan erdemli insan olamaz.

Vefa siyasette, ticarette, dostlukta, arkadaşlıkta, evlilikte, velhasıl hayatın her safhasında gereklidir.

Vefalı insan karşısındakine mutluluk güven ve sevgi zerk eder.

Bunun zıddını ise siz hesap ediniz.

Son günlerde AKP’den ayrılacak olanlar için; vefasızlıktan, hatta ihanetten söz edilmektedir.

Bu meselede kimilerine göre doğru başkadır ve herkes durduğu yerden müzakere ve mülahaza yaparak meseleye bakar.

Ancak şu kesindir ki, yapılandan zarar gören taraf ihanete, vefasızlığa uğradığını yüksek sesle dillendirir.

Tarih tekerrürden ibarettir, ancak tarihten ders almak gerekir.

Gerekli dersleri çıkarmak için de, işimize gelmese de yüreğimiz burkulsa da geçmişi gözden geçirmek ve doğru dersler çıkarmak elzemdir.

Biraz geriye gidelim; Refah Partisi’nden ayrılanlara, Refah Partisi’nden milletvekili seçildiği halde, Belediye Başkanı seçildiği halde partisinden ayrılanlar ve hangi gerekçe ile olursa olsun parti kuranlar o gün zarar görenlere göre vefasızdır ve ihanete uğramışlardır.

Yaptıkları işlerin ve sonraki gelişmelerin hesabı tabii olarak o gün gündemde olmamıştır.

Zaten olamazda, burada ayrılanlar iyi yapmışlar demiyoruz.

Çünkü rahmet birliktedir.

Bizim konumuz genel bir bakıştır.

Ve bu konuda tarih yansız olarak hükmünü verecektir.

Biz ne söylersek söyleyelim herkes işine geldiği gibi değerlendirecektir.

Sonra Saadet Partisi’ndeki ayrılığa bir bakalım; partiniz sizi Genel Başkan yapmış ve siz ilk fırsatı bulduğunuz zamanda ayrılığın zeminini hazırlamış ve partiyi bölmüşsünüz şimdi size “aferin ne de iyi yaptı” diyen vicdan sahibine (o günlerde iyi iş yapıldığı heyecanına kapılanlar bunun dışındadırlar) rastladınız mı ve “bu ayrılık arkasında bir başarı hikayesi bıraktı” diyene rastladınız mı?

Ben rastlamadım.

Ama “İhanete uğradık, Başkanın şahsi emellerine alet olduk. Vefanın zerresi yokmuş ” gibi serzenişlere çokça rastladık ve sizlerin de duymuş olması muhtemeldir.

Saadet Partisi’nden ayrılıp, HAS Parti’yi kuranların büyük çoğunluğu parti liderlerinin kendilerini Parlementoya, Belediye Başkanlıklarına taşıyacağı hevesi ve hayalinde idiler.

Ancak sonuç olarak  Genel Başkanları AKP’ye katıldı. Bakan oldu, Genel Başkan Yardımcısı oldu ama aslında partiyi bölmeden, siyasi ayrışmaya sebebiyet vermeden de o makamlara gelmesinin önünde hiçbir engel yoktu.

Gerçi HAS Parti’nin kurucularından birisi AKP’ye katılımın konuşulduğu sırada bu konudaki fikrimi sorduğunda “geç bile kaldınız, parti kurmadan, partiyi bölmeden daha önemlisi insanları ikinci defa ayrıştırmadan birleşseydiniz” dediğimde; bu konuyu dört arkadaşı ile müzakere ettiklerini parti olarak/kurarak AKP’ye katılmanın daha etkin ve anlamlı olacağı kararına vardıklarını anlatmıştı ve bende kendisine; “siz o halde baştan beri bu niyette idiyseniz bunun adına ihanet denmez mi?” diye cevap vermiştim.

Ne kadar vahim ve acı bir durum.

Şimdi bu ayrılıkta baş rol oynayanlar özellikle insanlara umut veren Sayın Numan Kurtulmuş’un yol arkadaşlarından helallik alması belki yükünü biraz hafifletebilir.

Manevi sorumluluğu konusu ayrıdır.
İnsanlar iyi yaptıklarından da kötü yaptıklarından da hesap günü hesaba çekilecekleri değişmez bir gerçektir ve ahiret dünya hayatı ile mukayese edilemeyecek kadar uzundur.

Bu konu ile ilgili detaylı bir bilgiye şahsen sahibim, ancak maksadımız kimseyi küçük düşürmek ve hakaret etmek olmadığı için sadece işin ibret alınması tarafını kısaca anlatmış oldum.

Ayrılma  kararı verildiğinde merhum Erbakan beni davet etti, aynı zamanda Recai Kutan beyi de davet etmişti.

Erbakan Hocam bana: “Numan Kurtuluş beyin arkadaşları ile görüş, ayrılmalarına mani olmalıyız” dedi

Aynı şekilde Recai Kutan beyin de Numan Kurtulmuş beyle görüşmesini ayrılmasına mani olmasını istemiş.

Ben Numan Kurtulmuş bey ile hareket eden bazı arkadaşlarla toplantı yaptım, bazıların ile ikili görüştüm, ama bu arada Hocama: “Numan Kutulmuş bey geri gelirse tekrar Genel Başkan mı yapmayı düşünüyorsunuz? Genel Başkan yapmak isterseniz partide kalanlar kabul etmez, Genel Başkan yapmazsanız Numan Kurtulmuş bey kabul etmez” dedim.

Bunun üzerine Erbakan hocanın: “Biz kardeşlerimiz ateşe koşarken banane diyemeyiz” diye cevap verdiğini söylemek isterim.

Şimdiye gelecek olursak ayrılarak bir şeyler yapacağına inananlar için yakın siyasi tarihimiz örneklerle doludur, tabi dersler çıkarmak isteyenler için.

Ayrılanların parti bünyesinde en önemli rolleri üstlenen Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı yapanlar ve bunu uzun süre sanki başka alternatif yokmuş gibi zihinlere oturtularak siyaset yapanların aldandığını, daha doğrusu hayallerinin çölde serap görenlerden pek farklı olmadığını çok geçmeden anlayacaklardır. Ancak maksat zarar vermekse ondan emin olabilirler.

AKP’nin on yedi yıllık iktidarının on beş yılında birlikte olacaksınız ve şimdi farklı olduğunuzu çok iyi işler yapacağınızı iddia edeceksiniz.

Halkı nasıl inandıracaklar.

Aslında halkla zaten şimdiye kadar anlam ifade edecek bir birliktelikleri olmadığını kendilerinin “elit”i oynadıklarını anlayamıyorlar mı dersiniz?

Şunu bilmeliler; bizim hatırlatmamız daha önce HAS Parti kurucularına yaptığımız vicdani, insani sorumluluğumuzun benzeridir.

Sizi destekleyen kökü dışarıda organizasyonlar ne sizin hayrınıza ne de ülkenin hayrına hareket etmiyorlar.

Dost acı söyler.

Kimilerinin hoşuna gitmeyecekleri söylemek gene bana düştü.

Eee doğru söyleyeni kırk köyden kovsalar da!

Doğru bildiklerimizi söylemeye devam edeceğiz.

Vesselam

***
Bu yazı yayına verildiği sırada Türk Silahlı Kuvvetlerimiz (Mehmetçiklerimiz) Fırat’ın Doğusuna Beka harekatı yapma hazırlığındaydı.
Allah (cc) Mehmetçiğimizi zayiatsız muzaffer eylesin Amin. Zaman milli birlik zamanıdır.


Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

  1. Siz Numan Kurtulmuş’un daha önce Amerika’da ne görevde olduğunu ve yıllarca kimlerden ne için maaş aldığını, Türkiye’ye neden gönderildiğini biliyor musunuz?.. Bunlar üzerine islam gömleği giydirilmişlerdendir. Ötesini siz araştırın.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
İSTANBULUNSESİ.NET

FREE
VIEW