Tilkinin kuyruğu | | İstanbulunsesi

  • DOLAR
    5,8147
    %0,44
  • EURO
    6,4658
    %0,25
  • ALTIN
    276,05
    %0,90
  • BIST
    7,7627
    %1,70
Tilkinin kuyruğu

Tilkinin kuyruğu

Hayatımızda zaman zaman boş tartışmalar yaptığımız veya çevremizdekilerin gereksiz tartışmalar içerisinde olduğuna şahit olduğumuz dönemler olmuştur.

Tıpkı yıllar önce dinlemiş olduğum bir hikayede geçtiği gibi…

“Komşu köylerde yaşayan iki kişi varmış. Bunlar ayrıca tarla komsularmışlar. Tarlalarının sınırı köylerinin sınırını belirleyen noktalardan biriymiş. Kendilerinden beş-altı kuşak önce yaşayan dedeleri tarlalarının sınırına bir çınar fidanı dikmişler. Yıllar içinde bu fidan devasa bir çınar ağacına dönüşmüş.

Bu kişiler, tarlalarının zirai işlemler ve hasat zamanlarında, öğle vakti yemek ve istirahat için çınar ağacının gölgesinden yararlanıyorlarmış.

Tarlalarının yanında bir dere ve dereye paralel uzayıp giden bir yol bulunmaktaymış. Derenin suyu yazın epeyce azalıyormuş. Derenin en sığ yeri de bu tarlalara yakın olan noktada bulunuyormuş.

Günün birinde hasat için tarlalarında çalışan bu kişiler öğle istirahatine çekilip yemeklerini yerken, yakınlarından bir tilkinin geçtiğini fark etmişler. Bakmışlar ki tilki dereden karşıya geçmiş, iki kişiden biri diğerine gördün mü? Geçerken tilkinin kuyruğu suya değdi demiş. Diğeri hayır yanlış görmüşsün değmedi deyince, başlamış aralarında bir tartışma.” Biri “tilkinin kuyruğu suya değdi” diyor, diğeri ise hayırtilkinin kuyruğu suya değmedi” diye itiraz ediyormuş.Tartışma değdi, değmedi diye uzayıp gitmiş.

O güne kadar gayet iyi geçinen birbirinin kalbini kırmayan bu kişiler, tartışmanın uzaması ve birbirlerine yakışıksız sözler etmelerinden dolayı işi kavgaya kadar vardırmışlar.

O sırada yoldan geçmekte olan bir atlı kavgalarını görünce yanlarına gelmiş. Kendilerinden epey yaşlı olan bu şahıs “hayırdır gençler nedir bu kavganız” diye sorduğunda yaşadıkları hadiseyi ve tartışmalarının kavgaya vardığını anlatmışlar. Bu şahıs; “yahu tilkinin kuyruğu suya değse ne olur, değmese ne olur? Bunun size ne faydası olur, ne de zararı. Böyle boş tartışma size hiç yakışmıyor” diyerek kavganın sonlanmasını sağlamış ve bunları barıştırmış.

Bu olaydan sonra aralarına bir soğukluk giren bu kişiler birkaç yıl aynı günlerde tarlalarında karşılaşmamaya gayret etmişlerse de, nihayet günün birinde tarlalarında karşılaşmışlar.

Yine öğle istirahati için çınarın gölgesinde otururken sohbet gelmiş, tilkinin kuyruğunun suya değip, değmemesine dayanmış. Biri diğerine “değmişti” deyince diğeri “hayır arkadaş o zaman sen iyi görememiştin değmemişti” demiş. İkisinden biri “kavgaya tutuşalım ama yoldan gaçen biri yokki bizi ayırıp barıştırsın” dediğinde, diğeri gülümsemeye başlamış ve şöyle devam etmiş; “haklısın o zaman gereksiz tartışmayla nasılda kavga edip birbirimizi kırmıştık” diye hayıflanmış.

Birbirlerine gülümseyerek el sıkışmışlar bir daha da böyle boş yere birbirlerini üzmeyeceklerine dair sözleşmişler.

Anlatılan bu hikaye benzeri boş tartışmaları hayatımızın herhangi bir anında “yaşamayan varsa parmak kaldırsın“(!) dense, merak bu işte acaba kaç kişi parmak kaldırır.

Ya da parmak kaldıran olur mu?

Selâmlarımla.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
İSTANBULUNSESİ.NET

FREE
VIEW