Saray sevdalıları | | İstanbulunSesi

  • DOLAR
    6,7070
    %0,07
  • EURO
    7,3707
    %0,17
  • ALTIN
    343,55
    %0,19
  • BIST
    8,3400
    %0,53
Saray sevdalıları

Saray sevdalıları

Ülkemizde gün geçmiyor ki bir şeyler değişip bir gecede yerini herhangi başka bir şeye bırakmasın.

Hâl böyle olunca bazen modaya uyup, modern görünmek günün birinde soylu saraylı olup, saraysız kalkmamak sabaha saraylı uyanmak gibi bazen.

Önce  cumhurbaşkanlığı sarayı ile başlayıp; adliyeler adalet sarayı, simiçiler simit sarayı, pastaneler pasta sarayı gibi ve buna benzer bir çok saraya dönüşen isim var.

Benim aklıma da şöyle bir şey gelmiyor değil düşündüğümde: makam, mevki yahut iş hanları saray olunca, işler çok olup bol müşteri bol kazanç mı sağlıyor?

Adalet ve hukuk daha düzgün ve hızlı mı ilerliyor yoksa adaletsiz halimizi saraylarla ört bas etmeye, gözlerimizi boyayıp kör etmeye mi çalışıyoruz  birbirimizin?

Kitap evleri yerine kitap sarayları olunca daha fazla mı kitap okunacak gibi mesela.

Süt sarayları olunca çocuklar daha çok mu süt içecekler? Süt içmeyen  çocuk kalmayacak, tüm çocuklar süt mü tüketecekler?

Varsayalım hapishane yerine suçlu sarayı deseydik daha az mı suç işlenecekti Türkiye’de?

Okul yerine eğitim sarayı deseydik herkes okuyup filozof ve ya bilim insanı mı olacaktı?

Aklıma takılanlardan bazılarını sizlerle paylaşmak istedim.

Bunları saymaya kalkarsam zaten ne zaman yeter ne de sayfalar.

İnsan olmak için çaba sarf ettiklerinde saraya, şana, şöhrete gerek zaten yok.

Her birey üzerine düşen görevi  yapsın yeter.

Büyük büyüklüğünü, küçük küçüklüğünü, adam adamlığını, kadın kadınlığını, eğitimci, öğrenci, doktor, avukat duracağı yeri bilirse her yer saray olur zaten, taşlardan yapmaya gerek kalmaz.

Üzerine basa basa söylemek istediğim konulardan birisi de evle  okul arasında mutlaka paslaşarak gidilirse daha güzel sonuçlar elde ediliyor çocuklar açısından.

Evdeki eğitimi asla göz ardı etmememiz gerekir.

Birbirine bağlı  zincirleme giden görev gibi düşünülmesi gerekenlerden biri de ailede başlayan öğrenimin ve eğitimin ilk  adımı, ilk basamağı ve en önemlisi. Her canlıya ilk ne gösterir ve öğretilirse onunla yol almaya başlar ve devam eder.

Durum böyle olunca da saraylara gerek kalmadan, saraylı gibi yaşamaya devam ederiz unutma!

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar