Dolar 8,2364
Euro 10,0327
Altın 484,93
BİST 1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
21°C
Parçalı Bulutlu
Pts 19°C
Sal 20°C
Çar 22°C
Per 25°C

Peygamberi düşünce

Peygamberi düşünce
A+
A-
16.04.2021
72
ABONE OL

Peygamberler ifsat olmuş, güçlülerin zayıfları ezdiği kadınların insan dahi görülmek istenmediği toplumlara gönderilmişlerdir.

Dinlerini anlatmak tebliğ yapmak  istedikleri topluluklar o kadar azgınlıklar göstermişlerdir ki kendilerini hakka davet eden peygamberlerini çarmıha germişler, aç bırakmışlar, öldürmeye yeltenmişler, dayanılmaz zulme muhatap kılmışlardır.

Oysa peygamberler gönderildikleri toplulukları doğruya, hakka davet etmişler ve dönemlerinde medeniyet inşa etmişler insanlık sağladıkları ortamda nefes almıştır.

Ey inananlar!

Peygamberi medeniyete dönmekten gayrı insanlığın çıkış yolu yoktur.

Ey Hz. Muhammed’in yolunun takipçileri
Siz bilmiyor musunuz? O bir yetimdi. Kendi kavminin zulmünden mağaraya sığınmadı mı? Kendi topluluğu tarafından ayakkabılarının içinden kan taşana kadar taşlandığı halde kendisini taşlayanlara bırakınız kin tutmayı islahları için imanları için dua etmedi mi? 

O yetim çocuk bir insanın ömründen daha kısa sürede kurduğu MERHAMET MEDENİYETİ ZENGİNLİK ile GÜCÜ ÜSTÜN TUTAN ZULÜM ZİHNİYETİNİ DİZE GETİRMEDİ Mİ?!

Peki sırrı neydi?

Kendisi ve ümmetiyle savaşanların savaş ve insan güçleri misli misli olmasına rağmen galip gelmedi mi?
Kendisinden af dileyenleri sulh olmak isteyenleri azat etmedi mi?
Mescidin bir köşesinde iki kişinin yan yana zor sığdığı kerpiç evde kalmadı mı?

Yatağı hurma liflerinden değilmiydi? Ve kendisine El EMİN sıfatını kendi halkı vermedi mi?

Kendisi ne yemişse ümmeti aynı şeyi yemedi mi?
Ümmeti ne giyinmişse kendiside onu giymedi mi?
İnsanlık merhameti adaletle hükmetmeyi kendi aleyhine de sonuçlansa da sözünde durmayı ondan öğrenmedi mi?

Peki vefat edince dünyalık ne bırakmıştı?!

Oysa kurduğu medeniyet devleti Arap yarımadasının sınırlarını çoktan aşmıştı.

İnsanlığın Peygamberi medeniyete dönmekten başka çaresi kalmamıştır.
Cinayetler, istismarlar, haksızlıklar, yıkılan aileler, güvensizlik, hırsızlık, yalan, talan, sömürgecilik, kayırmacılık, kendini üstün görme, ırkçılık, dünyanın topyekün sorunu olmuştur.

Çözüm üretmeye çalışan İNSANLIK kendi toplumlarının gelenek kültür ve kavramasına uygun çözüm üretmeleri EVRENSEL olmaktan uzak olduğu için malesef lokal netice versede kökten ve EVRENSEL ÇARE OLMAMAKTADIR.

Cinayetler, çocuk istismarları bütün dünyanın sorunudur ve bu sorunla malesef baş edememektedir.

Neden çünkü; HAKKI ÜSTÜN TUTMA YERİNE her alanda GÜCÜ ÜSTÜN TUTMA insanlığın sorunudur.
Cinayetler, çocuk istismarları güçlünün zayıf üzerinde tahakkümü istediği gibi davranma hayvani içgüdüsünü kabartmakta akıl almaz sonuçlar doğurmaktadır.

Peygamberi metot İslam’ın hükmünün uygulanması ve KISASTA HAYAT VARDIR emri ilahisi yani SUÇU MİSLİYLE KARŞILIK BULMASI suç işleme eyiliminde olanların önündeki en büyük engel olmuştur.

Altı yüz yıl hüküm süren Osmanlı’da hırsızlık yapanın kolu kesilmesi tecziyesi sadece dört defadır. Toplum cinayet işlendiğin de “KISAS”la hırsızlık yaptığında ise kolunun kesilmesi ile cezalandırılacağını bilse cinayet işler yada hırsızlık yapar mı?

Biz çözümün onu yaratan Allah’ın hükümlerinde olduğunu söylemekle iktifa edelim.
Peygamberlerin topluluklarında huzur, adalet, barış hakim olmuştur.
Zaten İSLAM BARIŞ DEMEKTİR. 

Ey insanlar, Peygamberlere  inananlar, Peygamberlerimizi hatırlayalım.

Peygamberlerimiz nasıl yaşamış nasıl öğütler de bulunmuş insanlığa nasıl huzur ve mutluluk önermişler, lütfen tekrar peygamberlerimize yüzümüzü dönmenin zamanı gelmedi mi!

Daha neyi bekliyoruz!

Gücü hak sebebi saymaktan vazgeçin. 
Dünyayı yaşanabilir bir dünya yapalım.
Teknolojinin bu kadar geliştiği bir dünya insanlığın hayatını daha kolay daha huzurlu ve mutlu olması gerekirken DÜNYA adeta  İNSANLIĞIN ZİNDANI olmuştur.

Bir yanda aç susuz insanlar bir yandan da fazla kilolarından kurtulmak isteyenlerin yaşadığı  dünya da yaşamıyor muyuz?

Kurduğunuz soygun ve köle düzeni insanlığı hayattan bezdirmiş olduğunu görmüyor musunuz?

Peygamberi inanca sahip olduğu iddiasında olanların hakim olduğu dünya da akılalmaz ZULÜMlerle karşılaşıyorsak; ey insanlık geliniz
Peygamberi inanç sahibiyiz diyorsanız ve ey müslümanlar bizler Peygamberi bir medeniyetin çocuklarıyız diyorsanız

geliniz ÖRNEK VE ÖNDER PEYGAMBERİMİZ nasıl yaşamış hatırlayalım.

Hatırlamak yetmez yaşamak ve yaşatmak dünyayı yaşanabilir kılmak sorumluluğumuz yok mu? 
Gelin barış dünyası kuralım.
Gelin adil dünyayı kuralım.

Peygamberi medeniyette şu beş şey olmazsa olmaz ölçüdür.
1-Yaşama hakkının muhafazası

2-İnancın muhafazası

3-Malın muhafazası

4-Adaletin muhafazası

5-Aklın muhafazası

Bütün insanlığın muhtaç olduğu koruyup kollamak zorunda olduğu ana esaslardır.
Her bir başlık kendi içinde geniş bir şekilde ele alındığında görülecektir ki; İNSANLIĞIN MUHTAÇ OLDUĞU kaideler bu beş maddede gizlidir.

Öncelikle PEYGAMBERİ MEDENİYET İDDİASINDA BULUNUP daha sonra iddiasını unutanlar buyrunuz;
VİRA BİSMİLLAH

Peygamberimiz nasıl yaşamış?

Peygamberi medeniyeti nasıl inşa etmiş?

Peki ya biz?

Ramazan-I şerife tekrar kavuşturan Allah cc  hamdolsun.

Gelin bunu fırsat bilelim.

Ramazanı idrak ederek, bunu değişim için fırata dönüştürerek evlerimizi Dar’ül Erkam’ın

evi yapmak temennisi ile tebrik ederim. 

Vesselam.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.