Önce biz değişmeliyiz | | İstanbulunSesi

  • DOLAR
    6,7013
    %1,30
  • EURO
    7,3514
    %0,79
  • ALTIN
    342,51
    %2,11
  • BIST
    8,3150
    %1,22
Önce biz değişmeliyiz

Önce biz değişmeliyiz

Reklamlar

İyi bir şeyler yazmak istiyorum.

İyi haberler, iyi bir hikaye ile başlamak istiyorum ama televizyonu açıyorum kapkara haberler kendi hayallerine umutlarına yenilmiş insanların hikayeleri, siyasileri dinliyorum son derece agresif açıklamalar, kutuplastirici dil umuttan ziyade umutsuzluğu hedefleyen o havayı solumamiza neden olan davranışlar.

Vaz geçiyorum televizyon seyretmekten, internete bir bakayım diyorum epey bir zamandır gazete okumaktan vazgeçmiştim, zaten tek düze haberler, iç karartıcı manşetler bizi anlatmayan hikayeler bu kararımda çok etkili oldu.

Onun için genelde internet dunyasinda neler oluyor diye bakma, bilme, öğrenme ihtiyacı hissediyorum.

Tam bir derya, evet doğru iç karartıcı haberlerin bir hayli fazla olmasına rağmen bir o kadar da küçücük umutlarla, büyük dünyalar yaratan insanların varlığına şahit oluyorsunuz.

Yardımlaşma, dayanışma, arkadaşlık, dostluk aile nedir sorularına doyurucu cevaplarda bulabiliyorsunuz bu dünyada. Onbinlerce insanın kansere yakalanmış bir bebeği yaşatmak için girdikleri o mücadeleye tanık oluyorsunuz, yoksul ailelere biran evvel ulaşmak için çırpınan güzel insanların yüreklerine şahit oluyorsunuz bir depremde bir çığ düşmesinde insanların aklına ilk gelen en insanı duygunun onlar için ben ne yapabilirim dediğiniz an insanı çığlığı da görmüş oluyorsunuz.

Beraber yaşamanın bu topraklarda aynı nefesi koklamanın gidecek ikinci adresi olmayanların aynı kalp atışlarına tanık oluyorsunuz.

Yani sadece acı, yoksulluk, şiddet yok bu topraklarda aynı şekilde acının bir daha yaşanmaması şiddetin bu toprakları terk etmesini ve yoksulluğun bitirilmesi çabalarını da hep beraber görüyoruz.

Bu ülkede kalp gözüyle baktığınız zaman ve doğru yerde durduğunuz zaman umudu da göreceksiniz, kardeşliği de göreceksiniz bu topraklarda yaşamanın huzur veren tarihsel hikayesinide yüreğinizde yaşıyacaksınız.

Hayatımızı derinden ilgilendiren her soruna ilişkin, böyle özenli tavırlar geliştirmeden, ne o hayatı ne de o hayatın muhtemel ihtilaflarını, kontrol altına almayı beceremeyiz.

Yangına körükle gitmek yerine, bir avuç su ile gitmek her zaman daha hayırlı sonuçlar doğurmuştur.

Bunu yapabilmek için, biraz geriye dönüp kendimize bakmak lazım gelir.

Yaşadığımız tecrübelerden dersler çıkarmak lazım.

Hayat tecrübesi sadece başımıza gelen şey değildir; hayat tecrübesi başımıza gelen şeyin bilgisini üretmektir.

Bilgisini ürettiğimiz her olay, bilincimizde demlenir ve bir süre sonra kültürümüze dahil olur.

Artık o bize aittir. Bizim tecrübemizdir ve bizim prizmamızda kırılıp, tekrar hayata bir kültür olarak geri döner.

Değişimin de anahtarı budur.

Biz değişmeden hiçbir şey değişmez.

Biz kendimizi değiştirmeden hiç kimseden değişim talep edemeyiz. Buna hakkımız yok.

Değişimi kendi zihnimizde ve bedenimizde deneyimlemeden, bunu ne kadar zor ve maliyetli bir süreç olduğunu idrak etmeden, başkasından, değişmesi gerektiğini, nasıl talep edebiliriz?

Bizim değişmeden değişim talep etmemiz gerçekçi mi?

İkna edici olabilir miyiz?

Hayır. Asla!

Önce biz değişmeliyiz.

Değişmenin öncüsü ve ilk numunesi biz olmalıyız. Evladımızın değişmesini istiyorsak önce biz değişeceğiz.

Toplumun değişmesini istiyorsak, değişimi kendimizden başlatmalıyız.

Bunun için dönüp ilk sorgulamayı kendimize, deyim uygunsa kendimizi sanık sandalyesine oturtarak, kendimizi sorgunun nesnesi haline getirerek yapmalıyız. Birbirimizin gerçekten de her şeyi olmak istiyorsak, buna cesaret etmeliyiz, değişmeye cesaret etmeden, birbirimizin her şeyi olmak mümkün değil.

Birbirimizin hiçbir şeyi olmayı yeğlemiyorsak, o zaman değişeceğiz. Ve ilkin de, adalet anlayışımızı masaya yatıracağız. Adil olmak karakterimizin en baskın özelliği değilse, başkalarına karşı empati bile yapmayı beceremeyiz.

Bu mümkün olmaz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

3 yorum

  1. Önce Fikirlerimiz Sonra Düşüncelerimiz Ardından Kişiliğimizi Değiştirmeliyiz ki Kendimizi Değiştirebilelim. Gayet Faydalı Bir Yazı Olmuş Tüm Platformlarda Yayınlanması Dileģiyle.. Düşüncelerinize Sağlik.

  2. Aslında önce insan olmayı ögrenmeliyiz.
    Bugün bir internet sitesinde bir resim gördüm daha 8 yaşında ancak olan bir erkej cocugu denizde kayalara tutunmuş korkudan ağlıyor bu insanlara sıgınmacı deniyor ewet belki sıgınmacılar ama onlarda insan ve o cucukların hiçbir sucu yok başlarındaki siyasi büyüklerin aldıgı bir kararla evlerinden yurtların işlerinden olan insanlar kimse düzeninin bozulmasını istemez tabi bazı erkeklere kızıyorumda özellikle gençlere topraklarını bırakıp kaçtıkları icin ama o cucuklarım sucu yok bence..
    Leyls hanım yazılarınızı herhafta takio ediyorum ve gayet kimseyi incitmeden sataşmadan çok güzel konulara ek atıyorsunuz takip etmeyede devam edecegim tebrik ediyorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar