Dolar 9,2213
Euro 10,7519
Altın 529,09
BİST 1.433
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
18°C
Parçalı Bulutlu
Per 18°C
Cum 19°C
Cts 19°C
Paz 18°C

ON DA 10’un Konuğu : Mukadder BAŞEĞMEZ

ON DA 10’un Konuğu : Mukadder BAŞEĞMEZ
A+
A-
09.09.2019
ABONE OL

Söyleşimizin konuğu eski milletvekili Mukadder Başeğmez

Keyifli okumalar diliyoruz

Konu başlıklarımıza sizler için samimi ve sansürsüz cevaplar verdi

Bizde virgüle dokunmadan yayınladık

MİLLİ GÖRÜŞ : Millet egoizminin zirve halidir.
Türkiye için; hemen her alanda zirveye çıkma iddiasının adıdır Milli Görüş.
Bölge için ; İslam dünyasının birlik beraberlik içinde medeniyet yarışına
girmesi ve insanlığa üstün bir medeniyet armağan etme iddiasının adıdır
Milli Görüş.. (DAVA)
Dünya için; Bütün insanlığın huzura kavuşması için gösterilecek çabanın
adıdır Milli Görüş.. (CİHAD)
Yukarıdaki tarifler kimilerine ütopik gelebilir. Olsun. Kime ne zararı var?
Millet egoizmi ile, bütün insanlığın huzurunu istemek düşüncesi çelişki
olarak görünse de HAYIRDA YARIŞMAK düsturu çelişkiyi ortadan kaldırır.

mukadder başeğmez siyaset

ERBAKAN; Yukardaki iddiaları siyaset gündemine taşıyan ve bu uğurda bir ömür
çırpınan adam.
Şu kadarını söyleyebilirim ki zamanında tam olarak anlaşılamamış ve fakat
sonradan muhalif muvafık herkesin takdir ile yad ettiği bir İNSAN..
Erbakan hakkında benim daha fazla söz etmem haddi aşmak olur.
mukadder başeğmez erdoğan
DEMOKRASİ; İnsanlığın yönetim ve hayat tecrübesinde ulaşabildiği en doğru sistem.
Herbir bireyin şahsiyetinin ve onurunun korunması için doğru bir yöntem.
Daha keskin bir ifadeyle KULA KUL OLMAMAK düsturunun sistematik hali..
Ancaaak; geri kalmış ve az gelişmiş ülkelerde DEMOKRASİ; oyalanılacak,
oynanacak ve halkı avutacak bir ninni nağmesi.. Sandıktan çıkan oylar size
seçim kazandırabilir veya kaybettirebilir. Kazanan parti, BİZİM KABİLE
kazandı, DÜŞMAN KABİLE kaybetti anlayışına düşüyorsa; vay o demokrasinin haline..

.MUKADDER başeğmez

EDEBİYAT ; Bir ülkede yaşayan çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek, işçi, memur, köylü,
kentli herkesin ve bilhassa siyasetçilerin mutlaka edebiyatla ilgilenmesi gerekir.
İnsanlığın macerasını ancak böyle birlikte yaşamış oluruz. Yani tek bir
insanın değil de geçmiş de dahil bütün insanlığın hayatını  birlikte
yaşamış oluruz. Aytmatov’u okurken Kazak-Kırgız köylüsüyle, Tolstoy’u
okurken Rus köylüsüyle, Tagor’u okurken Hind köylüsüyle aynı hayatları
yaşarız ve bu hayatımıza olağanüstü zenginlikler katar. Yaşar Kemal’le
çukurovada güneşte kavrulur, Cemil Meriç’le beyin fırtınasına tutulur,
Sezai Karakoç’ la nirvanaya yükseliriz.
Edebiyat ve sanatın bütün kolları medeniyet yolunda sağlıklı ilerleyişimizi
sağlar. Bizi iki ayaklı yaratıklar olmaktan, insan olma seviyesine çıkarır.
Doğrusu şu ki, gerek ülkemiz gerekse dünya zengin edebiyat ve sanat
eserlerine sahip. Kitap fuarları açıldığında günlerce izdihama yol açması
da ayrıca umut verici.. Keşke hot zotla dünyaya nizam vermeye çalışanlar
biraz da bu dünya ile ilgilenip; küfür yerine şiir söyleseler.
mukadder başeğmez (2)
TARİH; Dünya, TARİH üzerinde ciddiyetle duruyor. Şükür bizim de dünya çapında
tarihçilerimiz var. Tarih bilinmezse geleceğe zifiri karanlıkta el
yordamıyla yürümek zorunda kalırız. Yazık ki bilhassa İslam dünyası; tarih,
din, ekonomi, siyaset alanlarında çoğunlukla GERÇEK DIŞINA ODAKLANMIŞ
durumda. Bu gerçek dışılık ise müslüman halkların acı çekmesine, geri
kalmasına, devletlerinin de perişan olmasına yol açmaktadır.

SİYASET ; Ülke ve Dünya meselelerini kavgasız çözmenin yolu siyasettir. Siyaset en
doğru en verimli şekilde ancak demokrasinin kurallarının doğru
işletilmesiyle yapılabilir. Bu da İNSANİ olanın korunmasıyla mümkündür.
Hayvanlar ve diğer varlıklar için yaşama hürriyetini savunmak, doğanın
korunmasını istemek son derece haklıdır ve de tabiidir. Ancak İNSAN başka
bir varlık. İnsanın insan olabilmesi için olmazsa olmaz değerleri vardır.
Mesela, inanç, fikir, düşünce.. Ee durmadan düşün, durmadan beynin fikir
üretsin. Ne anlamı var?  Konuşma, yazma ve yayma hürriyeti yoksa tavuk gibi
düşün dur. Onun içindir ki demokrasinin ve siyasetin ve hatta bilim ve
sanatın tek şartı İFADE HÜRRİYETİDİR. Bunun olmadığı yerde insanların koyun
sürülerinden farkı yoktur. Bu arada hürriyeti başıboşluk, serserilik olarak
telakki edenler de olabilir. Elbette toplumun ve devletin ortak kurallarına
riayet etmek gerekir ve asıl hürriyeti korumak da böyle olur. Hürriyet var
diye kırmızı ışıkta geçemezsiniz.
Siyaset çatışmanın değil barışmanın aracı olmalıdır. Siyaset her alanda
insanlığa yararlı adımların atılmasına vesile olmalıdır. Siyaset en aykırı
fikirlerden de yararlanmayı temin etmelidir. Siyaset huzurun ve mutluluğun
kazanılmasına hizmet etmelidir. Bizler kötü örneklerle karşılaşıyoruz diye
iyi ve güzel olanı aramaktan ve umud etmekten vazgeçemeyiz

mukadder başeğmez sanat

AİLE ; Aile konusunda herkesin her zaman ifade ettiği cümleler kurmak istemiyorum.
Elbette Türk aile yapısının üstün vasıfları vardır. Aile bireylerinin
birbiri için yaptığı fedakarlıklar üstün hasletimizdir. Ancak, kan
davalarının, aile içi cinayetlerin, uyuşturucu kullanımındaki artışın göz
ardı edilmemesi gerektiğine inanıyorum. Unutmayalım ki kent hayatının
zorlukları, ekonomik ve siyasi kargaşa; en çok aile kurumuna zarar
vermektedir. Kendimizi aldatmayalım. Dün gelin-kaynana, gelin-görümce
kavgalarıyla örselenen ve mutluluğu acıklı türkülerde arayan insanımız, bu
gün de geçim kavgası vererek mutluluğu ıskalıyor.
Herşeye rağmen  bizde aile; ana baba ve çocuktan ibaret değildir. Her iki
tarafın sülalesi silsilesi ailenin bütünlüğü içindedir ki bu da toplumumuzu güçlü kılmaktadır.

GENÇLİK;  Gençlerimiz hakkında ukalaca sözler sarf etmek istemem. Eğitim, sağlık, iş
konularında devletin gençliği ihmal etmemesi şart. Gerisini onlar bizim
öngörülerimizden daha iyi başarır. Yazık ki gençlerimizin büyük zamanını
tahammülü imkansız pahalı okullarda harcıyor ve fakat onları hayata
hazırlayamıyoruz.

SERBESTÇE ;  Müslümanların hal-i pür melali ortada.
Kendileriyle, kendi tarih, coğrafya ve kültürleriyle temas kuramadıkları
gibi; dış dünya ile, diğer milletler ve medeniyetlerle de temas kurma
imkanları yok. Hafıza kaybına uğramış ya da topyekun alzaymır olmuşuz
sanki. İnsanlığa verebilecek bir şeyimiz kalmamış gibi..
Yöneticiler lüks, debdebe ve tantanayla devran sürerken… Bugün İslam
dünyasında hiç kimsenin ne mal ne de can güvenliği var. Irak’ta, Yemen’de,
Libya’da, Suriye’de, Mısır’da, Sudan’da ve daha pek çok İslam ülkesinde
ağalar paşalar gibi yaşayan, işi gücü yerinde miyonlarca insanın;
kendilerini bir günde, bir haftada başka ülkelerin çöp konteynerlerinin
diplerinde bulmaları vakayı adiyeden oldu. Mekke’ye, Medine’ye değil de
Atina’ya, Berlin’e ulaşabilmek için çırpınan ve fakat insan tüccarları
elinde Akdeniz balıklarına yem olan kadın erkek çoluk çocuk binlerce insan
var.
İslam ülkeleri “AKL’ETMEYEN” insanlar ve devletler topluluğu gibi.
HAK-HUKUK-ADALET sadece CHP nin mitinglerinde atılan bir slogan değil; aynı
zamanda Allah’ın emridir de.. Herhangi bir İslam ülkesinde hak hukuk ve
adaletin izine rastlayabilmek için, gün ışığında mum yakıp aramanız
gerekecek.
Fazlaca kötü bir tablo çizdiğimin farkındayım. Yazık ki hakikat bu !..
Yazık ki, kağıttan, sütten, etten çok mermi ve barut tüketiliyor. Yazık ki
dershane ve laboratuvardan çok hapishane inşa ediliyor.
İslam dünyasında halk tabakaları; Hz. Muhammed’in üç gün üst üste sıcak
yemek yiyemediği, Hz. Ömer’in yarım cübbesi, Uhud şehidlerine kefen bezi
bulunamaması rivayetleriyle meşgulken; yöneticilerin zihinlerini Kisra’nın
sarayları, Firavun’un piramitleri, Karun’un hazineleri meşgul etmekte.
NE YAPILABİLİR?
Halimizi, durumumuzu doğru tespit edelim yeter.
Hayal ve palavra aleminden gerçek aleme dönelim kafi..
Yunan tapınaklarının birinde şöyle bir sözün yazılı olduğu söylenir:
KENDİ KENDİNİ TANI…

Yunus Emre’nin deyişini sık sık duyarız:

YARATILMIŞI SEVERİZ , YARATANDAN ÖTÜRÜ
Okuyan güzel okur, dinleyen güzel dinler.

Fakaaat hakikat şu ki ; kavim
kabile cemaat tarikat mezhep parti taassubuyla kolayca nefret eder, kolayca
savaşırız.
Ama biz gene de Yunus’dan ayrılmayalım:
GELİN TANIŞ OLALIM
İŞİ KOLAY KILALIM
SEVELİM SEVİLELİM
BU DÜNYA KİMSEYE KALMAZ
mukadder başeğmez sanat (2)
MUKADDER BAŞEĞMEZ ;
Emekliliğin keyfini çıkarıyorum. Bahçe.. Kedi.. Tavuk.. (yakın zamana kadar
at da vardı).. Arkadaş.. Eş.. Dost.. Günlük meşguliyetlerim. Mutlaka ayda
bir kaç kitap okuyor, bir kaç resim yapıyorum.. Köşeme çekilmiş değilim.
Ömrünü siyasetle geçirmiş bir insanın insanlardan hatta kalabalıklardan
uzak durması kolay değil. Bu sebeple daima hayatın içinde, halkın arasında
olmak zorunda hissederim kendimi. Makam mevki rütbe elbette önemlidir ama
halktan insanlar benim için çok daha önemlidir.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.