NATO Savunma Bakanları, Türkiye için toplanıyor | | İstanbulunsesi

  • DOLAR
    5,8157
    %0,17
  • EURO
    6,4535
    %0,14
  • ALTIN
    274,33
    %0,34
  • BIST
    7,6636
    %0,05
NATO Savunma Bakanları, Türkiye için toplanıyor

NATO Savunma Bakanları, Türkiye için toplanıyor

NATO Savunma Bakanları, bugün 2 sün sürecek toplantıları için
Brüksel’de bir araya gelecek. Bakanların gündem maddelerinin
başında Türkiye‘nin
Suriye’de 9 Ekim’de başlattığı
Barış Pınarı Harekatı nedeniyle başta ABD
ve Fransa olmak üzere NATO üyeleri ile Ankara arasında yaşanan
gerilim var.

Savunma bakanlarının, ateşkesin sağlanmasının ardından sahadaki
durumu, değişen koşullar çerçevesinde IŞİD ile mücadelenin
nasıl devam ettirileceğini, Almanya’nın kuzeydoğu Suriye’de
uluslararası güç tarafından kontrol edilecek bir güvenli bölge
kurulması önerisini ve NATO’nun Türk hava sahasının korunması
konusunda alınacak kararları ele alması bekleniyor.

 

NATO SEKRETERİ: ÖNCELİĞİMİZ SON DÖNEMDE YAŞANAN GELİŞMELER

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, toplantının gündemiyle
ilgili olarak dün düzenlediği basın toplantısında, Kuzeydoğu
Suriye’de son dönemde yaşanan gelişmelerin öncelikli olarak
görüşüleceğini, müttefiklerin bu konuda “açık ve dürüst” bir
tartışma gerçekleştireceklerini kaydetti.

Stoltenberg’in atıfta bulunduğu son gelişmeler ise Barış Pınarı
Harekatı’na başta ABD olmak üzere birçok müttefik ülkeden gelen
tepkiler ile 17 Ekim’de ABD, 22 Ekim’de de Rusya
ile varılan anlaşmalar olarak değerlendiriliyor.

Harekata birçok NATO üyesi ülke tepki göstermiş, ABD ekonomik
yaptırım uygularken; Avrupalı müttefiklerden Fransa, Almanya,
Hollanda, Norveç, İtalya ve Çek Cumhuriyeti Türkiye’ye silah
ambargosu uygulama kararı almışlardı. Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan, bu tepkilere sert çıkmış ve NATO ülkelerini
“terör örgütlerine destek vermekle” suçlamıştı.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg

ABD Başkanı Donald Trump Çarşamba günü yaptığı açıklamada,
Türkiye’ye yaptırımların kaldırılması talimatını verdiğini
söylemiş, Amerikan Hazine Bakanlığı da iki bakanlık ve üç bakan
hakkındaki yaptırımların kaldırıldığını açıklamıştı.

ABD Savunma Bakanı Mark Esper ise bu gelişmeler öncesi 14
Ekim’de yaptığı açıklamada, Barış Pınarı Harekatı’nı NATO
gündemine getireceğini ve müttefik ülkelerden bireysel olarak
diplomatik ve ekonomik tepki vermelerini isteyeceğini
kaydetmişti.

Washington ile yapılan anlaşma sonucu YPG’lilerin belirlenen
bölgeden çekilmesi ve böylece gerilimin azalmasına karşın
Esper’in, “operasyona katılan Özgür Suriye Ordusu unsurlarının
işlediği iddia edilen savaş suçlarından Türkiye hükümetinin
sorumlu tutulabileceği” yönündeki açıklaması, konunun Brüksel
gündeminde hararetli bir konu olarak ele alınabileceğini
gösteriyor.

Avrupalı NATO müttefiklerinin Türkiye’nin operasyonuna ilişkin
eleştirilerini bu toplantıda da gündeme getirmesi bekleniyor.
Ancak NATO’da kararların oybirliği ile alındığı için, savunma
bakanları toplantısından Türkiye aleyhine bir karar çıkması
olanaklı değil.

KUZEY DOĞU SURİYE’DE SAHA DENGELERİ DEĞİŞTİ

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Brüksel’deki toplantılar
sırasında muhataplarına ABD ve Rusya ile varılan anlaşmalar
ışığında Kuzeydoğu Suriye’deki son durumla ilgili bilgi vermesi
bekleniyor.

Soçi’de Salı günü varılan anlaşma, NATO üyesi Türkiye ile
Rusya’nın Barış Pınarı Harekatı sahası dışında kalan bölgelerde
ortak devriye faaliyetlerine başlamasını öngörüyor.

Anlaşma sağlanmasına ve çatışmaların azalmasına karşın NATO
müttefikleri, iki konuda kaygılarını dile getiriyorlar: IŞİD
ile mücadelede önemli bir performans gösteren YPG’nin bundan
sonraki süreçte varlığını nasıl sürdüreceği ve buna bağlı
olarak IŞİD ile mücadelenin etkisini yitirmeden nasıl devam
ettirileceği.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, IŞİD’in tam olarak
yenilmediğini, yeniden canlanma tehlikesinin olduğunu söyledi
ve savunma bakanlarının bu konuyu da öncelikle olarak ele
alacaklarını kaydetti.

Türkiye’nin askeri operasyonu nedeniyle IŞİD ile mücadelesini
sonlandırdığını açıklayan YPG, tutuklu IŞİD üyelerinin
tutulduğu cezaevlerini de daha fazla kontrol edemeyeceği
mesajını vermişti. Dolayısıyla, savunma bakanlarının, sayıları
10 bini aşan tutuklu yabancı savaşçılar konusunu da ele
almalarına kesin gözüyle bakılıyor.

ALMANYA’NIN ÖNERİSİ MASADA

Müttefik ülkelerin savunma bakanlarının ele alacağı bir diğer
konu ise Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer’in
Suriye’nin kuzeydoğusunda Türkiye ve Rusya’nın da katılımıyla
uluslararası bir güç tarafından kontrol edilecek bir güvenli
bölge kurulması önerisi. Stoltenberg, Alman bakan ile telefonda
görüştüğünü ve memnuniyet duyduğu bu önerinin bakanlarca da ele
alınacağı kaydetti.

Ancak NATO’da yapılan değerlendirmelerde, Almanya’nın önerisi
gerçekçi bulunmuyor. “Suriye konusunda giderek pasifleşen ve
devre dışı kalan Avrupalı müttefiklerin yeniden devreye girme
girişimi” olarak görülen önerinin özellikle Türkiye-Rusya
anlaşmasının ardından yaşama girmesi olanaklı görülmüyor.

NATO, TÜRKİYE’Yİ KORUMAYA DEVAM EDECEK Mİ?

Savunma bakanlarının gündemindeki bir başka önemli konu da,
NATO’nun 2012’den bu yana Türkiye’ye sağladığı hava savunma
desteğini devam ettirip ettirmeyeceği.

Mevcut durumda İtalya, Kahramanmaraş’ta konuşlandırdığı SAMP/T
hava savunma sistemleriyle, İspanya’da İncirlik Üssü’nde
yerleşik Patriot sistemleriyle Türk hava sahasını Suriye’den
atılabilecek füzelere karşı koruyor.

Ancak Barış Pınarı Harekatı nedeniyle Türkiye’ye tepki gösteren
İtalya’nın SAMP/T sistemlerini Türkiye’den çekme kararı aldığı
basına yansımıştı. İspanya’nın da 2015’den bu yana bulundurduğu
Patriot sistemlerini periyodik bakım ihtiyacı nedeniyle çekmeyi
düşündüğü kaydedilmişti. Fransa ise 2019 ortasında NATO misyonu
kapsamında kendisine ait SAMP/T hava savunma sistemini
Türkiye’ye yerleştirme önerisinde bulunmuş, bu teklif Ankara
tarafından memnuniyetle kabul edilmişti.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, bu konunun zirveden
görüşüleceğini ancak kesin kararın katkıda bulunan ülkelerin
ulusal karar alma süreçlerinden tamamlanacağını kaydetti.

NATO’da yapılan değerlendirmeler ise Türkiye’ye kolektif
savunma ilkesi ve dayanışma ruhu içinde yapılan bu katkıların
Suriye’deki diğer süreçlerden ayrı tutulması gerektiği
görüşünün öne çıktığı şeklinde.

 

 


Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
İSTANBULUNSESİ.NET

FREE
VIEW