Dolar 8,5466
Euro 10,1388
Altın 497,26
BİST 1.414
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 36°C
Sıcak
İstanbul
36°C
Sıcak
Cum 38°C
Cts 30°C
Paz 32°C
Pts 33°C

Mart’ın sonunda ayaklanma mı olacak?

Mart’ın sonunda ayaklanma mı olacak?
A+
A-
19.03.2021
ABONE OL

Son zamanlarda, ortalıkta 20-21 Mart arasında Dünya geneli bir ayaklanma olacağı teorileri dolaşıyor. 

Teoriye göre; küreselciler, ülke halklarını, salgın kararlarını bahane ederek devletlere karşı kışkırtarak bir ayaklanmayı finanse edecekler.

Hemen hemen bütün ülkeler, pandemi sürecinde bir çok katı kararlar uygulayarak salgına karşı korunma içine girdiler.

Bu kararlar, insanları eve hapsederek ciddi bir psikoloji çöküntüye ve toplumsal ilişkileri yok ederek sosyalleşmeyi alt üst etmişti. İnsanoğlunun tabiatı gereğince sosyal bir varlıktır.

Yaratılış üzerine hemcinslerimizle ilişkiler içinde olmayı, sabit kalmamaya muhtacız.

Basit bir laboratuvar ortamındaki psikolojik deneyde bile, insanların kendilerini bir şeyden zorla mahrum bırakmaya çalışmaları, onların o kendilerini mahrum bıraktıkları şeyi daha çok istemelerine sebep oluyor. Böylelikle tüm insanlık men edildiği yaşamın haklarına daha fazla ihtiyaç duyuyor, ulaşamayınca daha fazla etkileniyor.

Bir yasakla başlayan bu zincir şu sıralar, ciddi boyutlara ulaşmış halde.

Devletler bazı kısıtlamaları kaldırsalar da bu uzun yasaklar zincirinin etkisi altında kalan insanlar geleceğe umutlu bakamıyor.

Karamsarlık, umutsuzluk, hayal kırıklığı ve mutsuzluk hali egemen tüm insanlarda..

Bunalmış halklar hasbelkader devletlerine karşı tepkililer.

Bunu fırsat bilen kirlilik çeteleri,  toplum-devlet bağımı kopararak devletleri  büyük bir tehlikeli ve sıkıntılı süreçlere ilerlemek istiyorlar. Geçen ki yazımda, Bilderberg’te alınan kararları ve Koronavirüsün derin planlarını söylemiştim.

Geniş çaplı ve derin sistemlerle tezgahlanan bu proje ile zaten insanların eve tıkanmasını sağlayarak toplumun genelinde psikolojik rehavetleri de düşünmüşlerdi. Gizli zalim imparatorlar, bir taşla binlerce kuşu vurmuşlardı. 

Zaten bir proje bir amaç için, bir çok dal üzerinden programlanır.

Tıpkı; insanları bunaltarak iktidarlarına karşı soğutarak, ekonomik dengeleri değiştirerek, insanları öldürerek, kalanlarada ruhani huzursuzluklar empoze ederek tek bir amaca ulaşmak istedikleri gibi.

Toplumun bu huzursuzluklarından faydalanarak bir ayaklanmanın olacağıda bu planlar içinde olabilir. Henüz 2020’nin yaz aylarında dile getirilen 20 Mart hikayesi boş bir efsaneden ibaret değildir.

Puzzle parçalarını yan yana getirince uyuşan bazı gerçekleri unutmamak gerekiyor.

Küreselcilerin etkili yayın organları olan, The Guardian ve The Economist’in haberlerine bakılınca bu sonuçlara varılıyor.

The Guardian;

“Koranavirüs salgının üçüncü dalgası Avrupa’nın büyük bölümünde hızla ilerliyor. Yavaş aşılama kampanyalarıyla boğulmuş bir çok ülke, enfeksiyon oranlarında ve vaka sayılarında keskin bir artışa tanık oluyor.

Önümüzdeki bir kaç gün içinde bir çok Avrupa ülkesi daha katı kararlar alacak gibi duruyor.”  diyordu 

The Economist ise;

“Liderler, tecrit ihtiyacını, halk yorgunluğu ile dengelemek zorundalar” diyerek ince bir mesaj verirken “Avrupa ciddi bir salgında sıkışıp kalacak. Almanya, İtalya, Fransa gibi ülkeler başta olmak üzere, Avrupa geneli yeni bir sıkı hapsetme tedbirleri düşünülüyor” diyordu.

Görülen o ki, Devletler halkları fazlasıyla sıkacak son hamleleri oynayacak. Sahada aktif olan küreselciler ise halkları kışkırtmak için ciddi bir faaliyet içinde olacaktır. Sosyal medya üzerinden örgütleşerek toplumun düşüncelerini asabiyetçi algılar yapılacaktır. Bunun üzerine; zaten sıkılmış olan insanlar, devletleri proteste etmek üzere sokağa çıkarak uzun sürecek bir ayaklanmanın içine girebilirler. Her geçen gün, koronavirüsün yeni proje dalları çıkıyorken buna ihtimal verebilirim.

1995’te sunulan İlluminati oyun kartlarında, insanların ayaklanarak sistemlere karşı geldiği zaten işlenmişti. Kendi kurdukları muazzam sisteme karşı gelenleri bahsetmiyorum, kendi ufak sistemleri olan devletlerine karşı gelecek insanlar burada işlenilen. Bu zaten olması beklenen bir son. Ama 20 Mart mı olur 20 Haziran mı olur bilmek şu anlık zor.

Her halükarda hazırlıklı olmak lazım.

Fitne üzerinden insanları galeyana getirerek tezgahlarına katkı sağlamak isteyen derin güçlerin oyunlarına gelmeyelim. İlerideki 20 gün içinde ciddi oyunlar sahnelecektir.

Dikkatli olmak gerekiyor. Velhasılı kelam; bizler dirayetli olur yaşantımızı başkalarının ellerine bırakmadığımız sürece planların içinde yer almamaya başlayabiliriz. Önemli olan kendimizi bu tezgahlardan kurtarmak değil, toplumu kurtarmaktır. O yüzden, her şeye karşı hazırlıklı olmanın faydası olacaktır.

Selametle.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.