Dolar 8,8530
Euro 10,3629
Altın 499,02
BİST 1.382
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Az Bulutlu
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Sal 23°C
Çar 21°C
Per 22°C
Cum 21°C

Kurtuluşa ermek, Firdevs’e varis olmak

Kurtuluşa ermek, Firdevs’e varis olmak
A+
A-
07.09.2021
ABONE OL

Yüce Rabbimiz tarafından Peygamber Efendimize 

(s.a.v) inzal olunan kitabımız Kur’an-ı Kerim’in 23. suresi olan Mü’minun suresinin ilk ayetlerinde kurtuluşa eren mü’minlerin özelliklerinden bahsedilmektedir.

Mü’minun suresi 118 ayettir.

Mekke döneminin son zamanlarında nazil olmuştur. 

Adını ilk ayetinde geçen Mü’minun kelimesinden almıştır.

1. ayette; “Gerçekten mü’minler kurtuluşa ermiştir” diye haber verildikten sonra devam eden ayetlerde kurtuluşa eren mü’minlerin özellikleri açıklanmaktadır.

2.ayet “Onlar ( kurtuluşa eren mü’minler) namazlarında huşu içerisindedirler.” 

Huşu sözlükte, sessiz ve sakin durmak, Hakk’a boyun eğmek anlamına gelmektedir.

Huşu, kişinin namaz esnasında kimin huzurunda olduğunu idrak edip yüce Rabbimizin azametinden korkuyla karışık saygı duyarak, kalbin ürpermesiyle birlikte kılınan namazdan haz ve huzur duyulması halidir.

3. ayet “Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler.” 

Bu ayet hem kurtuluşa eren mü’minlerin özelliğinden bahsetmekte hem de uyarıcı bir nitelik taşımaktadır.

“Boş ve yararsız şeyler” çok geniş bir alanı kapsamaktadır.

İnsanın dünya ve ahireti için bir yararı olmayan, insanlara, hayvanlara, bitkilere ve çevreye bir faydası dokunmayan her türlü söz, eylem ve davranış bu alana dahildir.

4. ayet ” Onlarki zekât vazifelerini yerine getirirler.”

Zekât vermek toplumda sosyal barışa katkı sunmakta, kişinin cimrilik ve mala karşı düşkünlüğünü azaltmakta, şeytanın fakirlikle korkutup malının azalacağı vesvesesini gidermektedir.

5. ayet “Onlar ki, iffetlerini korurlar.” 

Devamı olan 6. ve 7. ayetlerin anlamlarını 5. ayetle birlikte düşündüğümüz zaman mü’ minlerin iffetlerini sadece kendilerine helâl olan eşleriyle birlikte olmalarıyla koruyabilecekleri, bunun dışında bir davranışta bulunmanın açıkçası nikahsız bir birlikteliğe yönelmenin haddi aşmak olacağı ve kınanacağı anlaşılmaktadır.

İffeti korumak erkek ve kadın için fıtrî olan cinsel ihtiyacın meşru ve helâl olarak gidermekle mümkündür.

İffeti korumak toplumun bozulmasını önlemektir.

Aksi ise toplumun yozlaşmasına, zinanın çoğalmasına ve neslin belirsizliğinin artmasına sebeb olmaktadır.

Yüce Rabbimizin “zinaya yaklaşmayınız” emri çok manidardır.

İffeti sadece cinsellikle sınırlandırmamalıyız.

İffet tek bir cinsle ilgili değildir.

Erkek ve kadın olarak sözlerimizde, eylemlerimizde, üzerimize düşen sorumluluklarımızda ve hayatımızla ilgili her alanda iffetli olmalıyız.

8. ayet “O mü’minler üzerlerindeki emanetleri gözetirler, verdikleri sözleri tutarlar”

Emanet kavramı çok geniştir.

Sahip olduğumuz her şey Rabbimizin birer emanetidir.

Canımız, bedenimiz, malımız, aklımız, eşimiz, evlâtlarımız, kamu malları ve insanların bize geçici olarak bıraktıkları birçok şeyi emanet olarak sayabiliriz.

Emanete sahip çıkmak ve muhafaza etmekle mükellefiz.

Onun içindir ki emaneti kendi keyfimize göre kullanamayız.

Özellikle “bu beden benim istediğim gibi kullanırım kimse bana karışamaz.” dememiz doğru olmaz.

Mü’minin verdiği sözü tutması gerektiği gibi tutamayacağı bir konuda da söz vermemesi gerekir.

Eğer bir konuda söz verdiyse zararına dahi olsa sözünü yerine getirmelidir.

Tabiî ki çok büyük bir zarar söz konusuysa özür de dilenmişse karşı tarafında anlayış göstermesi bir incelik gereğidir.

Güvenilir bir Peygamberin ümmetinden olan mü’min kendi güvenilirliğine halel getirmemelidir. 9. ayet “Namazlarını titizlikle muhafaza ederler” 

Kurtuluşa eren mü’minlerden bahseden ayetlerden ikisinin namazla ilgili olması dikkat çekicidir.

Bizlere namazlarımızı huşu ile vaktinde ve devamlı olarak kılmamız gerektiğine işaret etmektedir.

Bizler namazlarımızı muhafaza edersek namazlarımızda bizi muhafaza eder ve her türlü kötülüklerden, aşırılıklardan korur.

10. ayet “İşte asıl onlar varislerdir.”

11. ayet “Firdevs’e varis olan bu kimseler orada ebedi kalırlar.” 

Yüce Rabbimiz kurtuluşun nasıl bir şekilde yaşamakla mümkün olacağını bizlerle bildirmiştir.

Bu ahlâkî, fıtrî ve insanî değerlere uymakla hem bu dünyada huzurla yaşamış, hem de ahirette kurtuluşa ve mutluluğa ermiş oluruz.

Günümüzde müslüman toplumların bu değerlerden uzaklaştıkları için  mutsuz, huzursuz, ve acılar içinde yaşantılarını sürdürdüklerini söyleyenlere haksızsınız diyebilir miyiz?

Yüce Rabbimden bizlere Mü’ minun suresinde bahsedilen kurtuluşa eren ve Firdevs cennetine varis olan mü’ minlerden olmayı nasip etmesini niyaz ederim.

Selamlarımla.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.