Dolar 9,7327
Euro 11,3630
Altın 562,79
BİST 1.480
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
15°C
Parçalı Bulutlu
Sal 17°C
Çar 18°C
Per 18°C
Cum 17°C

KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır: Ak Parti’den kaçan büyük bir kitle var. HDP’nin yüzde 15 oy alma ihtimali söz konusu

KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır: Ak Parti’den kaçan büyük bir kitle var. HDP’nin yüzde 15 oy alma ihtimali söz konusu
A+
A-
08.09.2021
ABONE OL

KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, gelecek süreçte yaşanacak seçim sürecine ilişkin değerlendirme yaptı.

T24’ten Murat Sabuncu’nun sorularını yanıtlayan Ağırdır, 

“Türkiye sadece muhafazakar ve sekülerlerin uzlaşmasında huzur bulamaz. Gerekli ama yeterli değil. Kürtleri yok saydığınız bir uzlaşma mümkün değil” dedi. Laikliğin gözden geçirilip, yeniden tanzim edilmesi gerektiğinide belirten Ağırdır, 

KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır

“SEÇİME KATILMA ORANININ DÜŞMESİ İKTİDARA YARAR”

“AK Parti’den kopan büyük bir seçmen kitlesinin olduğunu ve bu kitlenin gidecek adres bulamaması durumunda sandığa gitmeyebileceğini belirten Ağırdır, “AK Parti’den kopan seçmen geri dönmeyecektir ama kendilerine umut bağladıkları, güven üretebildikleri bir siyasi ilişki üretemezlerse seçimin dışında kalırlar. Seçime katılma oranının düşmesi de önümüzdeki seçimlerde iktidara yarar” dedi.

‘Yanlışlara rağmen Erdoğan’ın seçimi kazanma ihtimali de vardır’

Türkiye’de muhafazakâr seçmen kitlesinin oy oranına dikkat çeken Ağırdır, rövanşist bir siyasetin, seçmeni kültürel kimlikleri üzerinden tercih yapmaya iteceğini belirtti. 

AK Parti’nin oy oranının hala diğer partilerden daha yüksek olduğunu ifade eden Ağıdır, şunları söyledi:

“Eğer muhalefetteki blok HDP de dahil; kimlikleri aşan bir yerden bir araya gelmezse ve sadece kültürel kimlikler üzerinden bir siyaset yürütürse, muhafazakârlar, sekülerler ve Kürtler üçlüsü içerisinde her zaman muhafazakârlar sayı olarak çoğunluktalar ve o zaman da bütün hata ve yanlışlara rağmen Erdoğan’ın seçimi kazanma ihtimali de vardır.”

Kürtlerin siyaseten dışlanmasının bir bedeli olacağını dile getiren Ağırdır, sadece muhafazakâr ve sekülerlerin yeni bir hikayede uzlaşmalarıyla huzur bulunamayacağını, Kürtlerin yok sayıldığı bir uzlaşmanın mümkün olmayacağını söyledi. “Kürtler de kendi ihtiyaç ve talepleri üzerinden bu yeni uzlaşma ve ittifaklara dahil olmadan, yeni bir hayat inşa etme şansımız yok” diyen Ağırdır, iktidarın seçim barajını düşürmesindeki nedenlere ve HDP’nin oy oranına ilişkin şöyle dedi:

HDP’NİN YÜZDE 15’ E ULAŞMASI SÖZ KONUSU”

“İktidar kanadındaki tartışmalara bakıyorum ben. Hep şöyle bir varsayım dillendiriliyor; ‘HDP’nin oyunda önemli oranda ödünç oy var, her evde bir kişi barajı geçsin diye HDP’ye oy vermiş. Şimdi baraj düşünce HDP gerçek oyu olan 6-7’lere düşecek. ’81 ilin yaşlarındaki değişimleri ve yeni seçmenleri hesapladığınız zaman 23-24 ilde genç nüfusun veya 16-24 yaş arasındaki nüfusun yüzde 25-30 olduğu ve yüzde 7-8’lerde kaldığı iller var. 

O yüzde 25-30 arasındaki iller Kürtlerin yoğunlukta olduğu iller. Dolayısıyla her yıl 1 milyon yeni seçmen ekleniyorsa, genel Türkiye nüfusundaki yüzde 18 olan Kürt nüfus o 1 milyonun içinde yüzde 18 değil 20-23’tür. Muhafazakârlar ve sekülerler sadece kendi kültürel kimliklerinden yola çıkarak kendilerini temsil eden partilere oy vereceklerse Kürtler de kendilerini temsil eden Kürt partisine oy verecekler. Dolayısıyla HDP’nin yüzde 13’ten 7’ye düşeceği varsayımı değil, önümüzdeki seçimde HDP’nin kendi doğal seçmeniyle bile yüzde 15’e ulaşma ihtimali söz konusudur. 

Ve kendilerini mağdur hisseden, derdi olan kimlik talepleri bu kadar güçlenmiş bunca yaşanmışlığıyla gelen Kürt seçmenin de kendilerini yok sayan bir kanada sadece oy vereceklerini düşünmek, elleri mecburmuş gibi davranmak her şeyden önce onurlarına dokunuyor.”

Ağırdır, şöyle devam etti:

“Benim anlamadığım şey, siyasi aktörlerin elde kalemle siyasi mühendislik hesapları yapıyor olması. Bugün artık Türkiye toplumu, insanı buraları geçti. 

Ortada gerçek reel bir sorun var. 

Her gün 270 insan ölüyor pandemi nedeniyle, ülkede gençlerin yüzde 70’i hala bu sabah babasının bırakacağı harçlığa mahkum. 

Yüzde 80 genç bu ülkeden umudu kesmiş. Böyle bir ülkede bu kadar reel sorunu bırakıp da kültürel kimlikler üzerinden hala siyaset kurgulamaya çalışmak anlaşılmaz. İktidarın başka bir mahareti artık kalmadığı için oradan bir strateji izleyeceği anlaşılıyor. 

Ama muhalefettekiler, hangi parti olursa olsun, bütün bu kültürel kimlik tuzağına takılıp kalırlarsa o zaman, evet başka ihtimaller söz konusudur. Çünkü kültürel kimlikler üzerinden oynanan bir seçim oyunun sonuçları aşağı yukarı belli”

“DİYANET SİYASİ GÖRÜLÜYOR”

Son günlerde Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın yaptığı açıklamalar üzerinden başlayan ‘laiklik’ tartışmalarını da değerlendiren Ağırdır, Diyanet’in iktidarın dini alanı denetleme çabasının aracı olarak kullanıldığını bu rolün Ak Parti döneminde daha çok belirginleştiğini ifade etti. Ağıdır, Diyanet’in son dönemde yaptığı açıklamaları ‘seçim propagandası olarak nitelerken “Diyanet kurumsal olarak yapması gereken hiçbir şeyi yapamayan ama yapılmaması gereken her şeyi yapan bir kurumdu her zaman.
Diyanet başkanı üzerinden çok tartışılacak bir şey yok. Bizin araştırmalarımızda diyanetle ilgili şöyle sonuçlar var; toplumda diyanetin din hayatını yöneten bir kurum değil, siyasi bir kurum olduğu kanaati giderek güçleniyor. O nedenle Diyanet’ten memnuniyet oranı yarının altına düşmüş durumda.
O nedenle Diyanet işleri başkanının açıklamasının siyasi veya dini bir getirisi yok. Burada asıl mesele bütün devlet mekanizmasının, bir iktidar ve seçime dönük hesaplamaların aracına dönüşmüş olması” dedi. 

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.