"Kanka, kanki" modası | | İstanbulunsesi

  • DOLAR
    5,8157
    %0,17
  • EURO
    6,4535
    %0,14
  • ALTIN
    274,33
    %0,34
  • BIST
    7,6636
    %0,05
“Kanka, kanki” modası

“Kanka, kanki” modası

Aile bağı kardeşliği mi, manevi kardeşlik mi, yoksa “kanki kardeşliği” mi?

Sizce olması gereken hangisi ?

Günümüz dünyasında gerek insanlar, gerekse devletler arasındaki ilişkilerde karşılıksız, çıkar ve menfaate dayalı olmayan saf, temiz dostluklar yoktur.
Tüm ilişkilerin sonucunda, kim ne kazanıp ne kaybettiğinin muhasebesini yapıyor artık.

Bu yüzden insanlar arasında akrabalık ile maneviyat bağlarının anlam ve fonksiyonunu yitirdiğini üzülerek izliyoruz.
*
Babaları aynı ve karındaş olup, adına “öz kardeş” denilen kardeşlik; ilk bakışta kulağa da kalbe de çok güzel çağrışımlar yaptırır.

Zaten olması gereken ‘kardeşlik‘ budur der, dahasını önemsiz addedersiniz.
*
Aynı kanı taşıyan kimseler  birbirlerine karşı dünyevi ihtiyaç ve menfaatlerini koruyup kollama adına canlarını feda edercesine bağlıyken;
manevi duygu ve düşünceleri aynı olanlar arasında  bu birliktelik ve dayanışmanın çok daha gelişmiş olması beklenir.
*
Aralarında kan bağı olan kardeşler üç beş kuruşluk dünyevi menfaat için, diğer kardeş adına “her şeyimi feda ederim” derken; manevi yönden kardeş olanlar, yüce duygulara saldırılar karşısında birbirlerine karşılık beklemeden destek ve teslim olmalıdırlar.
Ama bu iki grup kardeş, mal, mülk, çıkar, menfaat, ünvan, makam, şöhret vb. hırsları nedeniyle hep kavga halindeler.
*
Bizi biz yapan değerler’ sayesinde kenetlendiğimiz, bu nedenle dünyada özel bir toplum olduğumuz, ideallerimiz sayesinde bütünleşebildiğimiz iddiasındayız !
Ancak, olağanüstü durumlar hariç, neredeyse hayatımızın hiçbir anında olması gereken bütünleşmeyi ne aileden kardeşler, ne de manevi kardeşler arasında görebilmek mümkün olmuyor artık.
Her nasıl oluyorsa, hem kan bağı kardeşleri hem de menevi kardeşler pratik hayat içinde çoğu zaman ‘ümitsiz vaka‘ olmakan öteye gidemiyor, kardeşleri adına kendilerinden beklenen refleksi gösteremiyorlar.
*
Allah, “İnananlar kardeştir…” buyurmasına rağmen kardeşliğin gereğini yapan mü’min göremezsiniz. Neden ?
Biz gerçekten “Müslümanın, Müslüman’a canı, malı, namusu haramdır.” düsturuna inanıyor muyuz, yoksa inanıyor gibi mi yapıyoruz ?
*
Toplumda her bakımdan çözülme ve dejenerasyon var, lakin bu üç unsur başı çekiyor. Hani, maneviyat kardeşliği nereye uçtu ?
*
Menfaat birlikteliğini sağlamak amacıyla siyasette dahi ayyuka çıkmış adamcılık anlayışı, kan ve maneviyat kardeşliğinin önüne geçmiş, toplumun doğal yapısını tehdit eder hale gelmiştir.
*
Nasihat ve öğüt ortamlarını bulunca sallamak kolay, mangalda kül bırakan yok.
Adli vakalardaki istatistiklerin sonuçları, mahkemeleri işlemez hale getirmiş dosyaların ortak dava konuları; birinin, diğerine “canı, malı, ırzı” konulu davalardan oluşuyor.

Üstelik azımsanmayacak miktarda olay ‘toplumsal bir kısım özelliklerimiz nedeniyle’ mahkemelere hiç taşınmadan ya ört-bas ediliyor, ya da probleme kendi içinde çözüm aranıyor.

Bir üçüncü olgu var ki o da, ne kan, ne de manevi olmayan kardeşliktir.
Günümüzde bu kardeşlik, sokak jargonu ile  “kanka, kanki” şeklinde ifadesini bulan ve insani, manevi yönü güçlü olmayan, günübirlik maddi çıkar ve menfaatlere dayalı yakınlaşmadır.

Anlık, kısa süreli menfaatler sürdüğü müddetçe bu geçici, arızi durum devam edecek; menfaat sonlanınca dostluğun yerinde yeller esecektir.

Bunlar menfaatleri, çıkarları uğruna kardeşleri, arkadaşları için herşeye ve her duruma hazırdırlar. Öyle haklıyı – haksızı, mağduru – zalimi de sorgulamaz, ayırmazlar. Tek gayeleri  nedensiz, niçinsiz “kanki“nin yanında yer almaktır.

Buna 21. yüzyılda türeyen ‘modernistlerin kardeşliği‘ de denebilir.

Ne inancımızda, ne kültürümüzde, ne de örf, adet ve geleneklerimizde yeri olmayan yeni model bir anlayış… Kalıcı olmamasına rağmen günün modası, vazgeçilmezi…

Kankiler’in birbirlerine tutkunluklukları, manevi ve kan bağı kardeşlerinde görülmeyen “aşırı sadakat” ile kendini gösterir.
Biri, diğerinin arkasında veya yanında devamlı tetiktedirler. Bir durum oluşursa gecikmeden sokaklarda  ‘kankileri için’ toplanırlar.

Bu analizimizi Doğulu Toplumlar‘la sınırlamak doğru olacaktır.

Zira, Batılı Toplumlar‘da “kardeşlik” kavramı bizdeki gibi bir kültürü oluşturmaz.

Onların can ve mal emniyeti risk altına girmedikçe, aynı ana-babadan dünyaya gelmiş olmalarıyla aynı değerlere inanıyor olmaları hiç de bağlayıcı unsurlar değildir.
Canlarını çok severler, mal ve mülklerini kaybetmeye tahammül edemezler.
Ürettikleri ‘kanki‘ kardeşliği bu vesileyle kendi aralarında gelişmiş değildir.
Diğer sayısız maddi-manevi ürünleri gibi, onu da bize satabilmişlerdir. (!)

Peki o zaman, olması gereken hangi kardeşlik ?

Selam ve sevgi ile.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
İSTANBULUNSESİ.NET

FREE
VIEW