Dolar 9,7327
Euro 11,3630
Altın 562,79
BİST 1.480
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
15°C
Parçalı Bulutlu
Sal 17°C
Çar 18°C
Per 18°C
Cum 17°C

İtfaiyecilik haftası

İtfaiyecilik haftası
A+
A-
28.09.2021
ABONE OL

Ülkemizde 25 Eylül – 1 Ekim günlerini kapsayan hafta her yıl “itfaiyecilik haftası” diğer adıyla “yangından korunma ve itfaiyecilik haftası” olarak kutlanmaktadır. 

İtfa; arapçada söndürme, yangını bastırma anlamına gelir.  

İtfaiye ise yangın söndürmeye tahsis edilen ekip ve donanımın tamamı için kullanılan bir terimdir.

Yangın söndürmekle yükümlü itfaiye çalışanlarına ise itfaiyeci denilmektedir.

İnsanoğlunun ateşi bulmasından itibaren faydalı kullanımından yararlandığı gibi ateşin kontrolden çıktığında büyük facialara sebep olacağından can ve mal kayıplarından oluşan zararlara da uğradığı bilinmektedir.

Bilgisizlik, ihmal ve tedbirsizlik sonucu oluşan yangınlara karşı insanoğlu çeşitli önlemler almaya çalışmıştır.

Günümüzde de bu önlemlerin en geliştirilmişi İTFAİYE teşkilâtıdır.

Ateşin olumsuzluklarını önlemeye, zararlarını azaltmaya çalışan bu teşkilâtın tarihçesi ABD’nin kuruluşundan daha eskidir.

Osmanlı padişahlarından üçüncü Murat afet haline gelen yangınların önüne geçmek için 1579 yılında İstanbul kadısına gönderdiği fermanda; her evde büyük bir fıçı su ve dam yüksekliğinde bir merdiven bulundurulmasını, yangın çıkan yerlerde halkın kaçmayıp yangın söndürme çalışmalarına katılmasını istemesi itfaiye tarihimizde yangınlara karşı alınan ilk yazılı tedbir olarak kabul edilmektedir.

Aslen David isimli bir Fransız olup müslüman olduktan sonra isminin önüne bir sıfat eklenerek Gerçek Davut ismini alan bir mühendis Fransa’da gördüklerinden esinlenerek 1714 yılında ilk yangın tulumbasını icat eder.

1718 yılında tüfenkhane ve tophanede çıkan yangınlarda icat edilen bu tulumbanın çok büyük yarar sağladığının görülmesi üzerine 1714 yılında faaliyete geçen itfaiye müfrezesi padişah üçüncü Ahmet ve Sadrazam Nevşehir’li İbrahim Paşanın emirleriyle 1720 yılında yangın tulumbasının mucidi olan Gerçek  Davut’un idaresinde yeniçeri ocağına bağlı ” Dergâh-ı Âli Tulumbacı Ocağı”  adıyla anılan bir teşkilâta dönüştürülür.

Kurulan bu ocak günümüz modern itfaiyeciliğinin çekirdeğini oluşturmuş olsa da ilk itfaiye müfrezesinin oluşturulduğu 1714 yılı itfaiye teşkilatının ilk kuruluş yılı olarak kabul edilmiştir.

İkinci Mahmut tarafından 1826 yılında her yönüyle bozulduğu düşünülen yeniçeri ocağının kaldırılması sonucunda buna bağlı olarak tulumbacı ocağı da dağılmak zorunda kalmıştır.

Ancak 1828 yılında çıkan büyük Hoca Paşa yangını yeni bir teşkilât kurmanın gerekliliğini ve ihtiyacını ortaya koyar.

Bunun üzerine zamanın yetkilileri tarafından yeni kurulan Asakir-i Mansure-i Muhammediye   

İçerisinde bir tulumbacı taburu oluşturulur ve yeniçeriliği hatırlatmaması için de Yangıncı Taburu diye isimlendirilir.

Bundan sonraki yıllarda değişik dönemlerde teşkilât daha verimli olması için düzenlemeler ve çalışmalar yapılmıştır.

İlk kuruluş yıllarında askerî bir kuruluş olan itfaiye teşkilâtı zaman içerisinde faaliyetlerini hem askeriye bünyesinde hem de belediyeler büyesinde yürütmüştür.

25 Eylül 1923 yılında yapılan düzenlemeyle tamamen belediyeler bünyesinde faaliyet göstermesi yasal hale getirilmiştir.

Günümüzde itfaiyecilik belediye hizmet alanlarından biri olarak yürütülmektedir.

Ülkemizde her yıl 25 Eylül – 1 Ekim arasında kutlanan İtfaiyecilik Haftasında çeşitli etkinlikler düzenlenerek, yayın organlarıyla halka, okullarda öğrencilere yangının zararları anlatılmakta, yangından korunma yolları ve alınması gereken önlemler belirtilerek bu konuda farkındalık oluşturulması ve halkın bilinçlendirilmesi  amaçlanmaktadır.

Osmanlı döneminde yangın gözetlemeleri için yapılan kulelerin en meşhuru Beyazıt Kulesi İstanbul’un önemli simgelerinden biridir.

Yangın gözetlemek için Galata Kulesi ve Anadolu yakasında bulunan Üsküdar’daki İcâdiye Kulesinden de yararlanılmıştır.

Günümüzde Beyazıt Kulesinden yangın gözlemlerinin yanında günlük meteorolojik haberler, üzerindeki ışıklar aracılığıyla halka duyurulmaktadır.

Mavi ışık havanın açık, yeşil ışık yağmurlu, sarı ışık sisli, kırmızı ışık ise karlı olduğunu belirtmektedir.

Günümüzde yangın gözetlemeleri teknolojiden de yararlanılarak  kurulan kameralı sistemlerle de gerçekleştirilmektedir.

Ormanlık alanlarda yapılan gözetlemeler yüksek yerlere yapılan kulelerde görevlendirilen kişilerce yapılmaktadır.

Son zamanlarda bu alanlarda da teknolojiden yararlanılmaktadır.

Bu yıl 307. Kuruluş yıldönümünü kutlayan itfaiye teşkilâtımız dünyanın en köklü itfaiye teşkilâtlarından biridir.

Tulumbacılardan günümüze  çeşitli dönüşümler geçirerek gelen itfaiyecilik en çaresiz kalınan anlarda uzanan bir yardım eli ve fedakârlık örneği olması bakımından kutsal meslekler arasında gösterilmektedir.

Bu meslekte ter akıtırken hissedilen yüksek bir manevî duyguyla itfaiyeciler zorda olana, darda kalana Hızır gibi yetişmekte en zor şartlarda en çaresiz anlarda dahi nefes nefese kalarak can kurtarmak için kendi canlarını ortaya koymaktadırlar.

Çaresizlere çare ve yardımlarına uzanan bir el olmak için gayret göstermektedirler.

Bundan dolayı ” itfaiyecilik can kurtarmak için canını ortaya koyanların mesleğidir.” denilmesi hiç de abartılı bir söz değildir.

Aslî görevi yangın söndürmek olan itfaiye teşkilâtı yangın söndürmenin yanında afet, sel gibi durumlarda arama kurtarma faaliyetlerini de yürütmektedir.

Halkın bilinçli olması, yangın konusunda kendine düşen tedbirleri alması, araçlarını park ederken özellikle dar sokaklarda itfaiye aracının geçişini engelleyecek şekilde park etmemesi ve yanan binanın kendi evi de olabileceği gerçeğini hatırdan çıkarmaması gerekir.

İtfaiyecilik haftasını kutlar, ülkemizde çıkan çok sayıdaki yangınlarda ve daha önceki yıllarda çıkan çeşitli yangınlarda can veren itfaiye şehitlerini rahmetle yâd eder, yaralananlara acil şifalar dilerim. 

Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de gönüllü itfaiyecilik çalışmaları yeterli olmasa da yapılmaktadır.

Gönüllü itfaiyeciliğin geliştirilmesi ve şuan resmi olarak çalışan itfaiyecilerin sorunlarının giderilmesinin ülkemiz ve milletimizin yararına olacağının dikkate alınmasını umarım.

Yüce Rabbimden bizleri dünya hayatımızda yangınlardan ve ahirette de cehennem azabından muhafaza etmesini niyaz ederim.

Selamlarımla.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.