Dolar 9,7327
Euro 11,3630
Altın 562,79
BİST 1.480
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
15°C
Parçalı Bulutlu
Sal 17°C
Çar 18°C
Per 18°C
Cum 17°C

İnsanın Hevâsı Nasıl Bir Din İster…

İnsanın Hevâsı Nasıl Bir Din İster…
A+
A-
05.10.2021
ABONE OL

Sözlükte hevâ kelimesi ” istek, meyil, sevme ” gibi anlamlara gelmektedir.
Hevâ, terim olarak ” nefsin, akıl ve din tarafından yasaklanan kötü arzulara karşı eğilimi” yahut
” hak ve faziletten saparak haz ve menfaatlere yönelen nefis” manasına da gelmektedir.

Dinimiz İslâm insanın fıtratına uygun, her türlü güzelliği bünyesinde barındırmasına, ibadetlerin yerine getirilmesinde zorluğu dayatmayıp her türlü kolaylığı göstermesine rağmen, nefsine, hevâ ve heveslerine uyan insan için ağır gelmekte insanın hevâsı birçok konuda kendi isteklerine uygun bir din arzu etmektedir.
İnsanın nefsi kendince romantik, sevimli, sempatik, şirin olan bir din istemektedir.

Hevâsına uyan insan dinim İslâm ben de Müslümanım demekle birlikte dinin yemesine, içmesine, giymesine lâf etmeyen bir din olmasını istemektedir.
Evine, dükkânına, sokağına, sosyal ilişkilerine karışmayan bir din arzusundadır.
Düğünümü istediğim gibi yapmama, gündüz namazımda olsamda gece alem yapabilmeme, oruçlu olduğum halde sevgilimle gezip tozmama, malımı satmak için Allah cc adına yemin etmeme, tesettürsüzlük bir moda haline geldiyse ona uymama, haram yollarla kazandığım parayla hayırlar yapıp insanlara şirin görünmeme, kumara şans oyunu dememe söz söylemesin demektedir.

İnsanın hevâsı gençliğinde değil, yaşlanınca yaşanacak, ölümden, Allah’ın cc gazabından, azabından, cehenneminden bahsetmeyen, cihadı hatırlatmayan, gıybetin günah olduğunu söylemeyen, rüşvetin, faizin, zinanın haram olduğunu işaret dahi etmeyen bir din istemektedir.
İnsanın hevâsı, dünya işlerine karışmayan, insan hayatında uygulanmayıp vicdanlara mahkum edilen, yeterki kalbin temiz olsun avuntusunu kabul eden bir dinden hoşlanmaktadır.

Kurtuluşa ermeyi ümit eden müslümanın insan hevâsının değil, Muhammed suresinin
” Rabbinden gelen apaçık bir delile dayanarak haraket eden kimse, hiç kötü işleri kendisine süslü gösterilen ve nefsânî arzularının peşine düşmüş kimse gibi olur mu?” diye beyan edilen 14. ayetini kendine rehber edinerek yüce Rabbimizin Peygamberimize (s.a.v) indirdiği kitabımız Kur’an-ı Kerim’de bildirilen, Efendimizin (s.a.v) ve sahabenin (r.a) hayatlarında tatbik ederek örneklendirdikleri ve ehli sünnet âlimlerinin bizlere kadar ulaştırdıkları dinimizi yaşamakla  Allah’ın cc rızasına ulaşılabileceğini  çok iyi anlaması gerekmektedir.

Yüce Rabbimden bizlere, insan hevâsının istediğine göre değil, Allah cc ve Peygamber Efendimizin (s.a.v) bildirdiğine l ve istediği dine göre yaşantısını düzenleyip o hal üzerine son nefesini veren kullarından olmayı nasip etmesini niyaz ederim.
Selâmlarımla.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.