Dolar 8,7540
Euro 10,3906
Altın 496,61
BİST 1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Gök Gürültülü
İstanbul
25°C
Gök Gürültülü
Pts 26°C
Sal 25°C
Çar 28°C
Per 27°C

İmamoğlu: Bizi ilk tebrik etmesi gereken sayın Cumhurbaşkanıdır

İmamoğlu: Bizi ilk tebrik etmesi gereken sayın Cumhurbaşkanıdır
A+
A-
18.09.2019
ABONE OL

İmamoğlu: Bizi ilk tebrik etmesi gereken sayın Cumhurbaşkanıdır

[Haber görseli]İstanbul
Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Haber Global’de
açıklamalarda bulunuyor.

İmamoğlu, “31 Aralık 2019 tarihinde, 2019 yılının bizden önceki
ilk 6 ayını ve bizim dönemimizdeki 6 ayını, bütün ayrıntısıyla
kamuoyuna açıklayacağız” açıklamasında bulundu.

İmamoğlu tasarruflara ilişkin ise, “2019 bütçesinde İBB için
23.8 milyar TL gider öngörülmüş. Aldığımız tasarruf
tedbirleriyle 20 milyar TL’nin biraz üzerinde bir gider
gerçekleşmesiyle yılı kapatacağız. İlk 6 ay bizim elimizde
olmadığı halde bu sene 3.5 milyar TL gibi bir tasarruf
gerçekleşecek” diye konuştu.

İmamoğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

KIRIK SANDALYE: İyi tarafından bakmalı herkes.
Her şeye rağmen pozitif bir buluşmaydı. Bizim uzun zamandır
böyle bir talebimiz vardı. Belediye başkanı olarak İstanbul’u
konuşmak istediğmi söylemiştim. Bence değerli bir toplantı
yapıldı. 6 maddeilik taleplerimiz olmuştu. Bundan sonraki
sürecin bütünüyle diyalogla yürütülmesi konusunda bir talebimiz
oldu. Bu talebimizin kabul edilmesi açıkçası iyi bir
gelişmeydi.

Günün bu kısmından daha çok sandelye kısmının konuşulduğunun
farkındayım. Herkesin sandalyesi belliydi. Naklen yayından
sonra ben konuşmamı yaptım. Sonra sandelya kırıldı, hafif yere
düştük haliyle. Hatta ikinci sandalye de sıkıntılıydı, üçüncüyü
verdiler. Cumhurbaşkanı ‘sandalyeyi kırdın israf ediyorsun’
dedi. Ben de olsun ikinciye sağlam otururuz dedim. Tabi ki
seçimin yenilenmesine göndermeydi. Oradaki süreci talihsizlik
olarak yorumluyorum, her ne kadar kamuoyu böyle yorumlamasa
da.”

‘KİMSENİN SEÇİLMİŞE MESAFE KOYMA HAKKI YOK’

CUMHURBAŞKANI İLE GÖRÜŞME TALEBİ: Yerel
yönetimle ilgili konuşacağımız çok konular var. En son bir
genelgeyle şirketlerle ilgili yaşadığımız belediye
iştiraklerinde yönetim kurullarının oluşması, meclis onayına
gidilmesi gibi hususlar var. Bu tür genel konuları konuşacağız.
İstanbul öyle bir masada konuşulacak bir şehir değil. 16
milyonluk şehir. Uzun yıllar sonra bir değişimi de yaşamış, hem
politik olarak gündemde, bizler gündemdeyiz, her diyalog
sorgulanıyor ama bir yandan insanlar hizmet bekliyor. Tek
önceliğim o. İstanbul’a belediye başkanlığı yapmış birisi
olarak Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşme talebim olacak.
Kendisinin de olabilir. İstanbul için yapacağınız her şey
Türkiye adına gündemdir. Görevimiz gereği hiç bir ön yargımız
olamaz. Yapacağımız tüm diyaloglar toplum lehine. Seçim bitti.
Oy veren vermeyen yok. Bu talebimizi elbette ki somut konular
üzerinden yapacağız. Siz de farkındasınızdır kendileri de
İstanbulla ilgili konulara birçok konuşmasında değiniyor.
Kentsel dönüşümü de bizimle konuşmaları doğru.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu konuyla ilgili bir toplantı
düzenledi. Herhalde bir ıskalama oldu diye düşünüyorum, İBB
orada yoktu. Aslında hiç kimsenin bir seçilmişe mesafe koymak
hakkı da yoktur. Milletimiz hizmete bakacak. İşbirliği, ortak
çözüm talep edeceğiz.

YENİKAPI’DAKİ ARAÇLAR: Kaç gün oldu diye
sordunuz, bugün itibariyle 77 gün. İnsanlar bizi 31 Mart’ta
seçildi diye düşünüyor. Bu kritik bir durum. Ankara’yla aynı
tarihte başlamışız gibi bir düşünce var. Hatta bazı
arkadaşlarımızın psikolojisinde sanki biz yılbaşından beri
görevdeyiz. Kampanya döneminden bu yana yani. Toplum bu dönemin
dilini muazzam kabullendi. Ağustos bitti sanki biz 8 aydır ya
da 5 aydır görevdeyiz gibi. Hayır, 2.5 ay. Bu konuda sizi net
aydınlatmak istiyorum.
Birincisi, israfın küçüğü büyüğü olur mu?
İsrafla alakalı verdiğimiz mücadeleyi, bugün bile zamları
konuşuyoruz, temelde ekonomiyle ilgili süreç sıkıntılı
gidiyorsa, fakirlik, işsizlik, döviz, faizi üst üste
koyduğunuzda İstanbul’da israfı engellemek için bir mücadele
veriyorsak, bizi ilk tebrik etmesi gereken evvela Sayın
Cumhurbaşkanı. Araç konusunda israf var. Toplum bunu görüyor
zaten.

1730 aracı ihtiyaç fazlası olduğu için iade ettik.
730 aracı sergiledik Yenikapı’da. Bunu yaparken aslında 31 Mart
öncesi çok vurguladığımız 18 günlük süreçte bu konuya
çalıştığımız söyledik. 5 Mayıs’ta bizim mazbatamız elimizden
alındı. O süreçle 23 Haziran arasında 514 araç iade edilmişti
zaten. Bunların en az 100 tanesi, diyorlar ya bu araç lüks
değil, markası yüksek ücreti yüksek araçlardı. 1250 aracı
sistemden çıkarttık. Toplamda 1250 aracın yıllık israf bedeli
50 milyon TL. 5 yılda 250 milyon lira. Bu 125 tane kreş demek.
Bu ne demek? 13-14 bin çocuğumuza okul öncesi eğitim vermek
demek.
Geri iade ettin, İSKİ’ye neden yeni araç aldın? Her kurumun
ihtiyacı farklı. İSKİ’nin olayı net. Eski müdür İSKİ dönemiyle
ilgili doğaldır 2 yıllık araç ihalesi istedi. Biz iptal
ettik.
Aynı şartnameyle İSKİ’nin hizmet araçlarıyla ilgili ihaleye
çıkıldı. 990 araç, bizim belirlediğimiz hizmet araçları değil.
İSKİ ayrı bir kuruluş. Yeni genel müdürümüze talimat vermiştik.
Arkadaşlarımızın yaptığı çalışma ile, yapılacak yeni ihaleyle
750 araca indirdik. Yani 5 yılda 50 milyon TL daha tasarruf
etmiş oldu. Toplam araçla ilgili tasarrufumu 350 milyon lira.
Büyükçekmece ölçeğinde bir ilçenin 1 yıllık bütçesi kadar bu
rakam. Biz yanlışı düzeltiyoruz. Soruşturma açacak mısınız diye
soruyorlar. Yanlış varsa, hukuk uygunsa ucunu bırakır mıyız?
Tabii ki açacağız.

‘İBB BİR TRT DİZİSİNE 20-25 MİLYON TL NİYE
AKTARSIN?’

“Misafirhanelerimiz olabilir, buna dönük yerler açılabilir,
geçici hizmet veren alanlar açabilirsiniz. Bir diziye sponsor
olmazsınız öyle bir yapıyı kazandırırsınız. İBB bir TRT
dizisine 20-25 milyon lira niye aktarsın Diziye sponsor olmak
belediye şirketlerinin işi mi? Televizyon buna reklam alır ve
para kazanır. Bu ve bunun gibi sorgusuz sualsiz yapılan
harcamalardan kurtarıp bu parayı tekrar İstanbul halkının
cebine sokuyorsak bunu ilk alkışlayacak olan Sn.
Cumhurbaşkanı’dır. Biz takdir edilesi bir iş yaptığımızı
düşünüyoruz. Bakın Sayıştay’dan müfettişler geldi, uzun
zamandır gelmemişler, inceleme yapacaklar, yapsınlar zaten.

‘BU SENE 3.5 MİLYAR TL GİBİ BİR TASARRUF
GERÇEKLEŞECEK’

31 Aralık 2019 tarihinde, 2019 yılının bizden önceki ilk 6
ayını ve bizim dönemimizdeki 6 ayını, bütün ayrıntısıyla
kamuoyuna açıklayacağız.

2019 bütçesinde İBB için 23.8 milyar TL gider öngörülmüş.
Aldığımız tasarruf tedbirleriyle 20 milyar TL’nin biraz
üzerinde bir gider gerçekleşmesiyle yılı kapatacağız. İlk 6 ay
bizim elimizde olmadığı halde bu sene 3.5 milyar TL gibi bir
tasarruf gerçekleşecek.

‘ERDOĞAN BİZİ TAKDİR ETMELİ’

DEVRİ SABIK AÇIKLAMASI: 1994 yılında
kendisinin belediye başkanı olduğu dönemde yaptıklarına
dönelim. İnanın aynı şeyler vardı. Refah Partisi döneminde en
önemli söylemleri israfla ilgiliydi. Ben dün gibi hatırlıyorum.
O dönemde ortaya koyulan eylemin aynısını yapıyoruz. Bizi
takdir etmeli, teşekkür etmeli. Kendi partisine ait belediye
başkanlarına demeli ki, “Aynısını yapın kardeşim”. Biz
bütünüyle CHP’li belediyeler bu konuda en iyiyiz demiyorum.
Bizim de hatalarımız var. Ben kamuda israfı engelleyelim
diyorum. CHP’li belediyelerin de hatası varsa onlar da
düzeltecek. Sadece AK Partili belediyeler demiyorum. İyi
yöneten belediye başkanı arkadaşlarımız olursa ilk tebrik
edecek ben olurum.

Tümüyle 82 milyon insanın parasını korumaktan bahsediyorum.
İştirakleri de kattığınızda konsolide bütçesi 60 milyara
çıkıyor. Tasarruf imkanlarıyla öyle büyük hizmetler
gerçekleştirebilirsiniz ki… Bakın bütçe yönetimi İstanbul adına
çok önemli bir detay. Burada ortaya koyacağınız bir tasarrufla
Türkiye’nin GSMH’sinin iyi kullanılmasına dönük öncülük yapmış
olursunuz. Muazzam rakamlar.

VAKIF VE DERNEKLER: Çok tespitimiz var. Tek
tek açıklamak istemiyoruz. Her birisi bir manzara oluşturacak
ve biz bunları topluma deklare edeceğiz. Biz şuna yemin ettik:
Şeffaf olacağız, hesap vereceğiz, varsa bir dönemin karanlık
noktaları onu da insanların önüne koyacağız. Dini vakıflar
diyorlar. Yanlış. Bizim hiçbir dini vakıfla ilgili sorunumuz
yok. Çok saygın vakıflar var. Siz İstanbul’a hizmet ediyorsunuz
ama tüm kaynaklarınızla 3-5 vakfa hizmet ediyorsanız o
vakıflarla ilgili yönetici ve faaliyetlerine baktığınızda sizin
adalet teraziniz ona müsaade etmiyorsa ben ona dur derim.
Bütünüyle inceledik. Yüzlerce noktasında vakıfların kiralarını
ödüyoruz. Yurt binalarını yapıyoruz anahtar teslimi. Tefrişine
kadar veriyoruz, bir takım fiziksel ihtiyaçlarını da
karşılıyoruz. Niye bir tek yatağı yok İBB’nin? Benim kapımı bir
sürü öğrenci çalıyor. “Bana yurt olanağı sağla diyor”.
Büyükşehir belediyesinin niye bir tek yatağı olmaz. Yasal
olumsuzluklar engelse gidereceğiz. Belediyenin yurdunun
olmasının ne sakıncası olabilir.
İstanbul’un kamuya ait en sağlıklı ve güvenilir vatandaşın
kendi oylarıyla seçip hayata kattı ilk sıradaki kurum İstanbul
Büyükşehir Belediyesi’dir. Belediye iştirakleriyle vereceğiz
bunu. Adrese teslim vakıf niye? Bir fayda üretecekseniz
şartname hazırlar ihaleye çıkarsınız. Böyle bir şey de yok. 100
yataklı yurdu verdiniz, 30 yatağı mı benim? Belediyenin bir
avantajı mı var? Anadolu’dan Gelen bir garibanı ben oraya
yerleştirebiliyor muyum? Hayır. Biz Belediye’nin mülklerini ve
varlıklarını en doğru şekilde hayata kazandırmakla ilgili
mesuliyetimiz var. Biz bunu yerine getirdik. Göreceksiniz 100
milyonlarca lira bu kaynakların yatırımlara dönüşmesi, bir
takım hizmetler üretmesi konusunda çok verimli bir İBB dönemini
yaşatacağız.

İBB’DEKİ İŞTEN ÇIKARMALAR: Bizim çalışma
arkadaşlarımız, kurumlarda mevcuttur, çalışmak istemediğiniz
bazı insanlarla bahsettiğim şeylerden olabilir, haklarını
vererek yolunuzu ayırabilirsiniz. Siz 31 Mart seçimine 20-25
gün kala niye eleman alırsınız? 31 Mart-23 Haziran arasında
alınan eleman sayısı 1558. Ben 18 gün görevde kaldım değil mi?
Ne yaptım, bir kişi bile işe almadım. Siz Mayıs’ta bizim
mazbatamız elimizden alınınca binlerce insanı işe alıyorsunuz,
neye istinaden. Bu seçime dönük bir hamledir. Ben elbette
gösteri yapan masum insanlara üzülüyorum ama onlara biz
haksızlık yapmadık. Onlara yanlışı yapan o seçim döneminde
onları işe alanlardır. 31 Mart seçimine 1 ay kala işe alınan
kişi sayısı 820. 31 Mart günü seçim var, 29 Mart Cuma günü bile
insanları işe alıyorsunuz, nedir yani bu. Ben Beylikdüzü’nde
talimat verdim eylül ayında, acil ihtiyaçlar hariç tek bir kişi
bile işe almayacaksınız. Dolayısıyla o gösteri yapanları mağdur
eden biz değiliz, mağdur eden hiçbir şekilde ilana çıkılmadan,
halka duyurulmadan ihtiyaç dışı işe alınan insanlarla ilgili
bir süreçtir. 2378 kişi işe alınmış, yaklaşık 1300 kişiyle de
ilişiğimiz kesilmiş. Örneğin, 15 Temmuz kahramanı kovuldu
deniyor, kendisi ayrıldı. Niye ayrıldı, görev yerinde
değişiklik yapıldı ve beğenmedi, kendisi işten ayrıldı.

‘BİR VEKİLİN BİZDEN NASIL MAAŞ ALDIĞIYLA İLGİLİ
KAYITLAR VAR’

130 bin kişi KHK’lı, memuriyetten men edildi, 46 kişi intihar
etti, yani bu süreçler sağlıklı gelişecek, bizim bu sürecimize
dair laf yetiştirecekler, vekiller gelip şov yapacak, gelen bir
vekilin bizden nasıl maaş aldığıyla ilgili kayıtlar var. Ben
İstanbul halkına adil olmaya söz verdim, partizanlığı söküp
atacağım dedim. Gidip bir partiye kayıt yap, il ilçe başkanı
onay verirse işe gir, o devir bitti kardeşim. Hangi partili
olduğuna bakmaksızın işe gireceksin. Benim on binlerce
çalışanla bir derdim mi var, yok. Tespit ettiğimiz çalışanlarla
ilgili işlem yapıyoruz, milletin hakkını birilerine
yedirmeyeceğiz. Çıkarırken üzülüyorum ama onlara yanlış
yapanlar işe alanlardır.

‘AÇLIK SINIRININ ALTINDAKİ BİR AİLENİN GELİRİNİ SINIRIN
ÜSTÜNE TAŞIYACAĞIZ’

Masrafları kısıyoruz, yetim ailelere, şehit ailelerine yapılan
yardımlara zam da yaptık. Daha da yapacağız. Ben taahhütleri
ocak şubat aylarında verdim. Önümüzdek bazı sorunlar var evet.
Beklenti de yüksek. Bundan da mutluluk duyuyorum. Bütün bunlara
çalışıyoruz. Aile sigortası denen son yılların en değerli
tanımını hayata geçireceğiz. Bütün ailelerin gelirle ilgili
raporunu ortaya çıkardıktan sonra açlık sınırının altında
hiçbir aile kalmasın istiyoruz. Biz açlık sınırın altındaki bir
ailenin gelirini açlık sınırının üstüne kadar tamamlayacağız.
Nakdi yardım da var ama sütünü de ekmeğini de yardım edeceğiz.
Tüm yardımlarımızı tek bir sistem üzerinden kimseyi rencide
etmeden, vatandaşın evine teslim ederek, kartını vererek Ocak
ayının ilk çeyreğine kadar hayata geçireceğiz. 16 Ekim Dünya
Gıda Günü’nde süt dağıtımına ilk kez başlıyoruz.

Başvurular da olacak. Biz de çalışıyoruz. Yaptığımız çalışmaya
göre 1 yıllık araç tasarrufundan 8-9 nüfusu yoğun ilçelerde
yapacağımız dağıtımın bedelini karşılıyor.

‘İSMEK KAPATILMAYACAK’

İSMEK: CHP’li bir belediye başkanıyım ben
ziyarete gideceğim gün İSMEK’in kapıları kapandı. İSMEK tümüyle
kuruma ait çalışanları olsun istiyoruz. Tümünü bir anda böyle
bir düzene çevirmeyiz. Bir takım taleplere göre,
değerlendireceğiz.İSMEK kapatılmayacak , daha da büyüyecek.
Kimsenin bu konuda şüphesi olmasın

DİYARBAKIR ZİYARETİ: Ben ne yaptım bir kere
düğüne sözüm vardı gittim. Ama bu olay gerçekleşince
Diyarbakır’ın bir ilçesine gittim burası Türkiye
Cumhuriyeti’nin bir belediyesi. Suç varsa suçlunun türü
belirlenir yargılanır ve gereği yapılır. Bu herkes için
geçerli. Hiçbir hukuksuz davranış vicdanlara sığmaz.Biz gidip
dedik ki bu seçilmişlere müdahalenin demokratik dışı terör
örgütlerine o alanda fırsat tanımak anlamına gelir.

HDP ÖNÜNDEKİ ANNELER: Gelelim feryat eden
evlatlarını terör örgütü PKK’nın aldığı annelerin elbette
yanındayız. Biz bundan kurtulmak istiyoruz. O annelere Allah
sabır versin.Gerekirse tabiki giderim.Gerekirse derken
yanındayız.Ama her zaman gitme fırsatı olmuyor. Biz bu
sorunları hep birlikte çözmek zorundayız. Birbirini kötüleyerek
bir şeyleri elde edemezsiniz.Ben kimsenin vatanseverliğini
sorgulayamam.Kimsede benim ülkeme olan bağlılığımı
sorgulayamaz. Atatürk’e olan bağlılığımı asla sorgulayamaz.
Atatürk posterini hediye edemeyenler utansın. Ben Hakkari’de de
Trabzon’da da aynı değerlerimi konuşurum. Hiç de
değişmeyeceğim.


YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.