Dolar 8,2584
Euro 10,0521
Altın 487,86
BİST 1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Açık
İstanbul
19°C
Açık
Sal 20°C
Çar 22°C
Per 25°C
Cum 25°C

Hoş geldin kutlu misafir

Hoş geldin kutlu misafir
A+
A-
13.04.2021
43
ABONE OL

Milletimiz ve İslâm âleminin heyecanla beklediği mübarek ramazan ayına kavuşmayı yüce Rabbimiz nasip etti.

Rabbimize sonsuz hamdolsun. Peygamber efendimize (s.a.v) salât ve selâm olsun.

Bugün hicri ayların dokuzuncusu ve on bir ayın sultanı olan ramazan ayının birinci gününü yaşamaktayız.

Ramazan ayı gelince özellikle selâtin camilerinin minareleri arasına asılan mahyalarda “merhaba ya şehr-i ramazan”  “hoş geldin on bir ayın sultanı”

“Oruç tut, sıhhat bul” gibi yazılar  görülmekteydi.

Bu yıl salgından dolayı “şifa senden ya Şafi”  yazısını da göreceğiz.

Ramazan ayı oruç ayıdır.

Yüce Rabbimiz bakara suresinin 183. ayetinde

“Ey iman edenler!

Oruç sizden öncekilere (sizden önce gelip geçmiş ümmetlere) farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz” diye buyurmaktadır.

Bu ayetten de anlaşılacağı üzere ilk insan ve ilk Peygamber Âdem aleyhisselâmdan beri oruç tutulmaktaydı.

Aslı hak olup sonradan bozulmaya uğramış dinlerde de oruçun varlığı bilinmektedir.

Hatta batıl olan beşeri dinlerde de oruç veya perhiz şeklinde  davranışların olduğu gözlemlenmiştir.

Ramazan ayına kavuşmanın heyecanını yaşamakla birlikte bir taraftan  da koronavirüs salgınından dolayı camilerimizde teravih namazlarımızı kılamayacağımız, akraba, dost ve arkadaşlarımızla gönül rahatlığıyla toplu iftar edemeyeceğimiz ve ramazan ayına özel bazı etkinlikleri gerçeklestiremeyeceğimiz için içimizde bir hüzün duymaktayız.

2020 yılında olduğu gibi, 2021 yılının ramazan ayını da bazı kısıtlamalarla salgının gölgesi ve etkisinde geçireceğiz.

Eski ramazanlar da evlerimizin dışında geçirdiğimiz vakitleri de evlerimizde geçireceğimizden , Kur’an’ı Kerim, ilmihal, siyer kitapları okumakla, sahih dinî bilgileri öğrenmekle, kaza ve nafile namazları kılmakla, elimize geçen fırsatı değerlendirip, Rabbimizin rızasını kazanmaya vesile olacak, ahiret hayatımızda faydasını göreceğimiz işler yapabiliriz

Ramazan ayı, sözümüze, gözümüze, aklımıza ve bütün benliğimize oruç tutturma vaktidir.

Oruç tutmanın sadece belirli bir zaman içerisinde yemek, içmek ve cinsel ihtiyaçlarımızı ertelemek olmadığını idrak etmeliyiz.

Ramazan ayı yenilenme, tazelenme ayıdır.

Ramazan ayı nimete şükretmeyi, açın halinden anlamayı, lokmamızı paylaşmayı hatırlatmıyorsa, günlerimizi gafletle geçirmekten, gıybet etmekten, kul hakkı yemekten ki bu salgın döneminde kurallara uymayıp kendimizi ve toplumu tehlikeye atmakta bir kul hakkıdır.

Oruç bizi bu gibi hallerden alıkoymuyorsa, kibir, haset, gibi bazı manevî hastalıkları yüreğimizde taşıyarak tevbe etme ihtiyacı duymadan hayatımıza devam ediyorsak, oruç bizim için diyetten öteye gitmez.

Elimize aç kalmaktan başka bir şey geçmez.

Orucu tüm organlarımızla tutalım ki oruç da bizi tutsun.

Korunmuş olalım.

Ramazan ayının masumiyet timsali olan çocuklarımızın beyinlerinde güzel anıların yer edebilmesinin sebeblerini oluşturmaya gayret edelim.

Faydasız söz ve davranışlardan sakınalım ki

orucumuzun sevabını yitirmeyelim.

İsraftan her zaman kaçınmamız gerektiği gibi  bu mübarek ayda daha da dikkatli davranmaya özen göstermeliyiz.

İftar sofralarımızın lüks ve israfa sebep olmayacak şekilde sade olmasına ve yiyeceğimiz kadar yemek pişirmeye, alışverişlerimizde aşırıya kaçmamaya  dikkat etmeliyiz.

Yapılan istatistiklerde ramazan ayında  cinayet, gasp, hırsızlık, alkol ve uyuşturucu kullanma gibi gayri meşru işlerin azaldığı, maalesef gıda israfının ise arttığı belirtilmektedir.

Dünya genelinde milyonlarca insanın gıda ve ilaçtan yoksun olduklarından dolayı hayatlarını kaybettikleri de aklımızın bir köşesinde bulunmalıdır.

Bu ayda hayır ve hasenatımızı gücümüz oranında arttırmalıyız.

Her  zaman ramazan aylarında şahit olduğumuz teravih namazı ve bazı konular hakkında gereksiz ve boş tartışmaların yaşandığı televizyon programlarına iltifat etmemeliyiz.

Kur’an’ı Kerim’in inzal olduğu, içinde kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini içinde bulunduran ramazan ayını yüce Rabbimizin bizlere bir kere daha nasip ettiğinin kıymetini idrak edip istifade etmeye çalışmalıyız.

Geçen yıl ramazan ayında hayatta olan tanıdıklarımızdan, akraba, dost ve arkadaşlarımızdan bazılarının bu yıl ramazan ayına kavuşamadan vefat ettiklerine şahit olduk.

Onları rahmetle anarken, bizler için de bu son ramazan ayımız olabileceğini düşünüp, bu ayı Rabbimizin hakkımızda gafletten uyanma, kendimize gelme, bir silkiniş ve diriliş vesilesi yapması için dua etmeliyiz.

Ve bunun için gayret göstermeliyiz.

Kutlu misafirimiz olan on bir ayın sultanı mübarek ramazan ayını karşılarken ve ağırlarken ahirette bizim ona misafir olacağımızı düşünüp, davranışlarımıza özen göstermeliyiz.

Ramazan ayımızı tebrik eder, yüce Rabbimden bizlere bu mübarek ayın önem ve anlamını idrak etmemizi nasip etmesini, ramazan ayının milletimiz, islâm âlemi ve insanlık için hayırlar getirmesini, salgın hastalıklardan kurtulmaya, günahlarımızdan arınmış olarak bayrama erişmemize vesile olmasını  niyaz ederim.

Selâmlarımla.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.