Dolar 9,2628
Euro 10,7602
Altın 526,82
BİST 1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Sağanak Yağışlı
İstanbul
16°C
Sağanak Yağışlı
Sal 18°C
Çar 18°C
Per 17°C
Cum 19°C

Hayat ölüm yolculuğuymuş

Hayat ölüm yolculuğuymuş
A+
A-
28.09.2021
ABONE OL

Yanımızdaki Unuttuğumuz

Meğer hayat ölüm yolculuğuymuş!

Covit 19 küresel salgını çok insanı hayattan kopardı. Aşı ve aşının insan üzerindeki etkilerine dair iddialar havada uçuşuyor.

Ya iddialar gerçekse?

Onu öğrendiğimizde inşallah iş işten geçmiş olmasın. Onuda bir kenara bırakalım ama kesin olan bir şey var ki oda dünya yeniden dizayn ediliyor, insanlar hiç olmadığı kadar kontrol altına alındı bunu yaparken de kitlelerden bizzat yardım destekle yaptılar.

Sonuç olarak; insanların sosyal konumuna bakmadan en üstten en sade vatandaşına ölümü ensesinde hissettiği gün gibi aşıkar.

Ölüm,her şeyden sevdiklerimizden, dünyalıklarımızdan, dünyanın ihtişamı ve güzelliğinden ayrılıktır. Bir bakıma ise ölüm önden gidenlere, sevdiklerinize ve sevgililer sevgilisine vuslattır ölüm!

Ölümü kendimize ne kadar da uzak zannediyoruz?

Meğer hep bizimle birlikte hemen yanı başımızda duruyor ölüm.

Covit denen biyolojik savaşa pek çok insan yakalandı, yakalanmaya devam edecek gibi görünüyor.

Pek çok dostumuzu tanıdığımızı yakınlarımızı hayattan kopardı. Daha önce yazmıştım “Tek Dünya Devleti”ne doğru insanlığın sürüklendiğini insanlığın nasılda “köle” yapıldığını.

Buna karşın ‘medeniyet’ iddiası ve geçmişi olan İslam toplumlarının hazırlıksız ve ‘edilgen’ yakalandığını. Tabi bunları yazmak ne işe yarayacak o başka bir konu. İslam coğrafyası Osmanlı’nın yıkılması bir devletten 62 devlet çıkarılması ve coğrafyamızda aralıksız süren açık kapalı savaşın ve sömürünün sürdüğü yüzyılı yaşıyoruz.

‘Yaşanabilir bir dünya’ kurması gereken İslam coğrafyasının üzerine ölü toprağı serpilmiş.

Ve egemen, sömürgeci GÜCÜ HAK SEBEBİ sayan gücü üstün tutan batı medeniyetinin de EGEMENLERİ

“Yeni Dünya Tek Devleti”ni kuruyorlar!”

Kurdukları dünya devletinde aile, devlet, bayrak, kültür, gelenek, hayat, sağlık ve mutluluk hâsılı böyle giderse insana dair hayırla yadedilecek hiçbir şeye yer verilmeyeceğe benziyor.

Zaten insanın KÖLE olduğu yerde hiçbirşeyden bahsedilemez.

Süreç içinde hızla yürüyoruz.

Yürüyüşümüz sırasında hayattan koparılanlar hiç de beklemedikleri anda ahiret yolculuğuna çıkıyorlar.

Ölümü öldürenler, ölüme hazırlıklı yaşayanlar isimleri geçtiğinde hayırla yadedilenler, çocuklarından yakınlarından dünya malından, makamından ayrılığın hüznünü yaşıyor olmaları muhtemel olsa da ‘ölümü mutlu yaşayanlar’, “

‘ölümü öldürenler’ olsa gerek.

Ve ölüm önceden giden atalarına ve rablarına vuslat yolculuğudur.

Ölümü öldürmek!

Şairin “ölümü öldürdük bize ne yapsın ölüm!” derken aslında ölüme başka bir anlam yüklüyor.

Geçtiğimiz günlerde ahiret yolculuğuna çıkan çok değerli kardeşim İbrahim Saraçbaşı’nın bayram dolayısı ile bana gönderdiği çok manidar bulduğum aslında belki vefat etmemiş olsaydı bayram mesajını şimdi anlamlandırdığım gibi anlamlandıramayacağım ibretlik mesajını sizlerle paylaşmak istedim.

“BAYRAM;

Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan..

Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık…

Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.

Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni, kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp “çok şükür bugünü de gördük” diyebilmek.

Sevdiklerinle geçen hergün bayramdır.

En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini, bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara,düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.

Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede ,üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır.

Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram…

Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.

Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi,

nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.

Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayramdır.”

-“Mübarek Kurban Bayramı’nın tüm alem-i İslam için hayırlara vesile olmasını Rahmet-i İlahiye’den niyaz ediyorum..

-Bayram’ınızı candan tebrik ediyorum Halis beyciğim.”

Meğer hayat ölüm yolculuğuymuş!

İbrahim kardeşime ve ahirete göçmüş sizlerin ve bizlerin yakınlarımıza bize de rahmet ve mağfiret duası yapın diye bekleyen ahiret yolculuğuna çıkmış mümin ve müminelere Allah’ın rahmeti mağfireti daim olsun.

Amin.

Sağlıkla kalın.

Vesselam.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.