Diğer Taraf İle Aramızdaki İnce Çizgi | | İstanbulunsesi

  • DOLAR
    5,8157
    %0,17
  • EURO
    6,4535
    %0,14
  • ALTIN
    274,33
    %0,34
  • BIST
    7,6636
    %0,05
Diğer Taraf İle Aramızdaki İnce Çizgi

Diğer Taraf İle Aramızdaki İnce Çizgi

Geçen hafta oğlumun okulunda,

8 yaşındaki bir öğrenci ani bir rahatsızlık sonucu vefat etti.

Bu haber tüm okul camiasını mateme boğdu.

Haberi aldıktan sonra şok içinde olan oğlum, göz yaşları içinde, ölüm ve yaşama dair pek çok soru sorarken, şöyle bir yorum yaptı: ‘Anne, çok üzücü, yaşı 80 değildi ki, sadece 8’di’.

On yaşındaki oğlumun, bu ifadesine şaşkınlık içinde hemen, ‘yaşın ne önemi var, her yaştaki ölüm bir kayıp ve çok üzücü’ gibisinden otomatik bir cevap vermeyi aklımdan geçirirken, neyse ki, çok geç olmadan kendimi frenledim.

Asıl yapmam gerekeni fark ettim. Yapmam gereken, onun ‘çocuk kalbinin’, arkadaşı için döktüğü göz yaşlarını dinlemekti
Sonra da, yetişkin şapkamın altında, başka bir zaman, başka bir yerde, istediğim kadar duygusal analiz yapabilirdim!

Genelde üzüntülü şeylerden bahsetmeyi sevmem.

Çünkü bütün acıklı şeyler bizleri tekrar tekrar travmanın içine sürüklüyor. Tabi ki konuşmalıyız, paylaşmalıyız ama, şifa ve fayda getirici bir ortamda ve, şifa ve fayda getirici bir şekilde.

Fakat bu seferlik, bu üzücü konuyu sizlerle paylaşmayı seçtim.

Çünkü; hayatın bize, en büyük hediye olduğunu, her an, tekrar tekrar hatırlayabilmemiz çok değerli.

Geçen yazımda bahsettiğim gibi ‘geç’ ve ‘çok geç’ arasında büyük bir fark var. Nedense, kimi gerçekler ile yüzleşmeye hiç yanaşmıyoruz.

Hayatın ‘geçiciliği’ de bunlardan bir tanesi. Bunu hep unutuyoruz.

Bu kötü haberi aldığımızdan bu yana, okul kapısında herkes birbiriyle daha samimi, daha uzun sohbetler ediyorlar.

Vefat eden çocuğun ailesinin kalplerinin nasıl yandığını, nasıl bir acı ile dolu olduğunu tahmin bile edemiyorum ama, ben kesinlikle, hayatımın her alanında kendi davranışlarımı tekrar gözden geçiriyorum.

Sevdiğim Hoca’larımdan bir tanesinin sık sık tekrarladığı bir hikayesi vardı:
‘Bir adam vefat etmiş. Onu Tanrı’nın karşısına çıkartmışlar. Tanrı adama ‘Hayattayken neler yaptın, anlat bana…’, deyince, adam, ‘Tanrı’m elimden gelenin en iyisini yaptım’ demiş. Tanrı’da sormuş; ‘Elinden gelenin en iyisi bu muydu!’

Bende, bugünlerde devamlı soruyorum; ‘Elimden gelenin en iyisi bu mu?

Bu öz değerlendirmeyi de tabi ki, mümkün olduğu kadar, kendime sevgi, saygı ve merhamet göstermeyi seçerek yapıyorum.

Hepinize Hayatınızın değerini bilerek yaşadığınız günler diliyorum.

Her geçen gün, ‘Elimden daha iyisi gelebilir mi?’ sorusu, dilinizde güzel bir şarkı gibi tınlasın, tabi ki öz sevgi, öz saygı ve kendinize merhamet ile.
Bu yazımda, tekrar buluştuğumuz için çok mutlu ve heyecanlıyım. Sizler ile, Londra ŞifaHouse’dan, ‘Sağlık Zenginliktir’ ve, ‘Mutlu Bebek Mutlu Aile’ temaları altında; hayat konularımızı, keyif ve merak ile, irdelediğimiz yazıları paylaşmaya devam edeceğim.
Bir sonraki buluşmamıza kadar, keyifle ve sağlıcakla kalın…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
İSTANBULUNSESİ.NET

FREE
VIEW