Dolar 8,8689
Euro 10,4740
Altın 499,21
BİST 1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Az Bulutlu
İstanbul
26°C
Az Bulutlu
Pts 25°C
Sal 24°C
Çar 23°C
Per 19°C

Davutoğlu: Bu tablo 2023’ü görmez

Davutoğlu: Bu tablo 2023’ü görmez
A+
A-
16.07.2021
ABONE OL

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, KARAR TV’de Taha Akyol ve Elif Çakır’ın sorularını cevapladı.

Erken seçim tartışmalarına değinen Davutoğlu “Bu tablo 2023’e kadar gitmez, 2023’e kadar Türkiye bu yönetimi taşıyamaz. Hatta Cumhurbaşkanı yeni bir şaibe yaratmak istemiyorsa, 2022’nin 23 Haziran’ından önce mutlaka seçim yapması gerekir. Cumhurbaşkanı kesinlikle iki dönemini dolduruyor” diye konuştu.

“AK Parti’den tam vaktinde ayrıldığımı düşünüyorum. Ben o partinin genel başkanıydım ve o kitleler bana hala ‘hocam’ der. O kitleleri mahcup edecek hiçbir şey yapmadım. AK Parti’nin içinde yüzde bir umut kalana kadar devam ettim” diyen Davutoğlu, ittifak sorusunu cevapladı:

“Üçüncü ittifak demek için birinci ittifakı kabul etmek gerekiyor. Ben onun kalıcı olmayacağına inanıyorum. Cumhur ittifakı da büyük ihtimalle seçim öncesi dağılır. ‘Cumhur İttifakı’nı bozmaya hiç kimsenin gücü yetmez’ demeye başlanmışsa.. İyi giden bir evlilikte ‘Bizim evliliğimiz iyi gidiyor’ diye devamlı söylemez. Haftada bir nikah tazeliyorlar.”

Davutoğlu, ‘güvenli oda’ iddiaları ile ilgili de ilk kez konuştu. Sert ifadeler kullanan Davutoğlu “Ben tünele saklanmadım. Kimse konuşmasın. Ülkenin başbakanı darbe teşebbüsünde tünele saklanmaz” dedi.

15 Temmuz’daki direnen AK Partililerin şu an Gelecek Partisi’nde çalıştığını hatırlatan Davutoğlu “O gece Selim Bey, A Haber’e bağlanamadı. Selim Bey’i arayan tek kişi bendim, Cumhurbaşkanı ben arayana kadar aramamıştı. İstanbul teşkilatına ‘Sonuna kadar direneceksiniz’ dedim” ifadelerini kullandı.

Davutoğlu’nun açıklamaları şöyle:

“Tatil deyince son bir hafta içinde 7 vilayete 12 ilçeye gittim. Yarın sabahta Giresun Trabzon ziyaretinde olacağım. Türkiye’de çok büyük bir devinim var. son bir hafta içinde ak partinin güçlü olduğu yerlerdeydim. Erzurum’da 7 ilçeye gittim.

Erzurum’da iktidar dönemi kesilmiş. Sokakta durup feveran haline. Bir esnaf tipik bir dadaş. Görseniz Erzurumlu dersiniz. 27 yıllık esnafım dedi ve öyle bir haldeyim ki evime ekmek götüremiyorum dedi. Artık benim için toprağın altı toprağın üstünden yeğdir. Dedi. Bir genç hanım 3 çocuğum var eşim terk etti bizi 3 kez intihara teşebbüs ettim dedi. Büyük bir veballe karsı karsıya iktidar. Bütün bunlara rağmen halkın dinamizmi var. ikincisi bizden bir ümit bekliyor. Otelde odama çekildiğimde uzun bir süre uyuyamadım. Yoğun bir sorumluluk hissi. Tarihin içinde yasamak ayrı nehrin içinde akmak ayrı bir şey. Bayram sonrası yoğun bir programla Anadolu’ya ineceğiz. Her yerde aynı hava var.

Oltu’da müthiş bir ilgi vardı. Halkın karşılama şöleninde 1986 da Özal’dan beri buraya gelen ilk lider sizsiniz dediler. Hınıs’ta 1983 te Evren gitmiş o zamandan beri ilk giden benmişim. Milletvekilleri gitmiş sadece. Bir siyasi liderin gitmesi… bir anda dökülüyorlar bütün problemleri. Tek tek soruyorum şu göletinizin, barajınızın durumu ne diye.

Konya projesi 2016 da nasıl bıraktıysam öylece duruyor. Konya ovasında kanallar açıldı su gelmediği için kanallar kurumaya başlıyor. Geçmiş yatırım da ölüyor. Kanal İstanbul gibi felaket bir proje yapacağına burada neler var… Amik Ovası her yağmurda göle dönüyor. Her yerde eksik kalmış proje var. İddialarla başlatılmış yarım kalmış. Köylü bu halde kuraklık çekerken sen Kanal İstanbul yapıyorsun. Gerçek hayattan kopuk, kendi kendinize iman ettiğiniz, ‘ben çok iyi şeyler yaptım’ dediğiniz bir dönem başlıyor liderlerde. Tayyip bey bu aşamada. Gerçeklikten bağını koparmamış olması mümkün mü?

Herkese nankör diye bakıyor. Bizim iş yapmamız bir görev. Saman Dağını görecektiniz. Halkın içine gireceksiniz. Görebildiğini düşünmüyorum. Reel dünyadan kopuş var. Bu liderler için bir tuzak. Bunu görünce böyle bir duygudan kendinizi korumaya alıyorsunuz. Karaçoban’dan Karayazı’ya giderken…

Karaçoban’dan Karayazı’ya giderken baktım bir sürü var basında da bir çoban arabayı durdurdum koşarak gittim anlat bana sürünün durumu ne dedim. Öyle bir anlattı ki tabloyu. Yemin samanın durumunu. Ancak o çoban anlatır onu. Onun hikayesini dinlemek lazım.

Dün 5.8 milyar euro İGAN’ın kredileri ertelendi. 2 yıl ertelemenin faizlerle 5. 8 milyar euro bedeli. Ülkeyi yönetiyorsanız kamu bankalarının sürdürülebilirliğini sağlamanız lazım. Buradan çıkan şu: aslında bu iktidarı kaybedeceğinin işareti. Bu gerçek dünyanın ötesinde bir dünyanın içinde olduğunu gösteriyor. Boğaziçi rektörünün geri çekilmesi.. bunların hepsi… Bugün 15 Temmuz bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum.

FETÖ borsası.. Hazine kaynakları… liderler tarihin kendine sundukları imkanları şahsileştirmemeliler. Ak parti yönetimi bütün olarak bu tarihin akışını hızını anlayabilecek durumda değil Erdoğan. Her krizde bu yüzden panik halindeler. Yaşanan hayatın ok dışında Cumhurbaşkanı.

Tayyip beyin reel dünyadan kopması gibi Bahçeli’de kendi vatan ve millet kavramının soyut alanında yaşıyor. Halka ne kadar temas etti Bahçeli? Yeknesak millet kavramı var zihninde. Halbuki yaşayan bir millet var bu vatan topraklarında reel bir millet var. Bahçeli oturduğu yerden realite benim için önemli değil kafamdaki milleti söylerim diyor. Azgın milliyetçilik buradan başlıyor. Gerçek milletten kopmuşsan.. Hınıs’ta bize kucak açtılar. Bahçeli2nin kafasındaki millet değil bu gerçek millet. Türkiye’de aşırı uçlar iki türden nefret ederler. Kürtlerin sevdiği Türk’ten Türklerin sevdiği Kürt’ten.

Yörük Türkmen içindeki popüleritemi gördükçe Bahçeli rahatsız oluyor. Kendine tehdit olarak algılamaya başlıyor.

Propaganda için ürettiğim bir şey değil. Kürt vatandaşlarımızın Diyarbakır’da 1Nisan 2016’da çıktı Serok Ahmet. Ben orada halka hitap edeyim dedim. Mitingde provokasyon olabilir dediler. Hasanpaşa hanında toplantı organize ettik. Ulu Camiden çıkıp oraya gidene kadar on binlerce Diyarbakırlı o meydanı doldurdu.

Bahçeli’de grup toplantısında bir sonraki ağır hakaretlerde bulundu. ben de çıktım. Hiç alttan almam böyle şeylerde. Baş göz üzerine dedim. Hala aynısını söylüyorum. Hiç gocunmuyorum. Güya bunu kullanarak Yörük Türkmen hinterlandından koparmaya çalışıyor Bahçeli. Çocukça bir şey. Kürtler Serok Ahmet demiler sevinmek lazım. Aslında bu çocuksu milliyetçilikle olgun millet arasındaki fark budur. Biz herkesi kapsamaya çalışıyoruz. Aramızdaki fark budur.

Bahçeli’nin Erdoğan’ın Serok ifadesine ne dediğini söyleyene kadar sormaya devam edeceğim.

Zillet çamurunda bir de bölücülük diyor. Ben miyim zillet çamurunda olan. En hüzünlü anlarını yaşadığım Kaşgar’da bu zulümler yapılırken… Bahçeli Erdoğan’a sorsun. Erdoğan Çin şeyleriyle ne konuştu. Türkiye’de Ne bu ikiyüzlülük. İçere yerel Türkçeye hakaret edeceksiniz sonra milliyetçilik taslayacaksınız. Ben oralara gittim. Türkçeyi savundum Uygurları savundum.

Millet Bahçeli’yi onaylayıp da onun dediğine evet diyen millet değil. Millet yasayan realitedir.

Anketlere olan güvenimi büyük ölçüde yitiriyorum. Açık bir şekilde anketi bir rant sektörü haline dönüştürenler. Bize bile dolaylı olarak bir şeyler teklif edenler oldu. Destek verince başka vermeyince başka çıkıyor. İkinci grup, zaten yandaş böyle pazar olarak değil de siyasi olarak angaje olanlar. İktidardan maaş oldukları için Erdoğan’a iletildiği söylenen bazı şetler geliyor. Tayyip Erdoğan’ı Diyarbakır’a götüren şey bizim Diyarbakır’da ve doğuda hızlı bir şekilde teşkilatlanmış olmamız.

Konuşmasını çok zayıf buldum hiçbir yeni düşünce yok.2005 i aştık biz. Üstüne birçok ey inşa etmişiz ve bunların bir çoğu geri alınmış. 2005 teki şartların bile gerisine gidilmiş.

Anketler konusunda da açmaz devam ediyor. Ciddi anketçilerle konuştuğumuzda ve biraz deştiğimiz zaman seçim olmadan anketlerin gerçek bir tablo veremeyeceğini onlar da kabul ediyor. Biz o anketleri kıra kıra kıra geleceğiz. O anketçiler de görecekler.

1 yıl içinde 41 vilayete gittim. Bundan sonra da gideceğim. Kararsızlar vs.. bizim

büyük bir dip dalga geliyor sosyolojik değişim yaşanıyor. Meselesi şu ya bu büyük dalga siyasiler tarafından düzgün bir şekilde yönetilecek ya da büyük dalga hepimizi içine alır ülkeyi bir kaosa sürükler. O büyük dalgayı görüyorum.

Cumhur ittifakına artık mahkumlar koalisyonu diyorum. Kürt oylarını kazanmaya çalışsa.. anketler kendisiyle birlikte Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı seçileceğini bilseydi Diyarbakır’a da gitmezdi. Bahçeli de Erdoğan ile Meclis’te seçilebileceğine emin olsaydı otur ne işin ar orada deri.

Kürtleri kullanarak Meclis’teki varlığını korumak istiyor Bahçeli. Erdoğan’da Cumhurbaşkanı olmak istiyor.

Sedat Peker’in bütün iddiaları benim başbakanlık dönemimden sonraydı.

(Kayıp silah olayı) Doğrudan bir bilgim yok. Ben ciddiye alırım bu ihtimal yüzde bir ile olsa ciddiye alınmalı.

Bu tür yapılara dönük bir çaba olmuş bunu araştırmak lazım. Buna karşı çıkıp İçişleri Bakanı hayır yok böyle bir şey dedi mi? Envantere kayıtlı olmayan bir tek şey terör örgütlerinden alınan silahlardır. Meşru güçler devlete karşı harekete geçtiğinde ne yapacağız? Bu çetelerin devlete ve güvelik birimlerine sızmalarını engelleyeceksiniz.

Meşru güçler dışında kimsenin silah kullanma yetkisi yok. Burada buna asla izin vermemek lazım. Bunun lafının edilmesi bile millette silahlanmaya teşvik olur.

Selim Bey’in haklı olarak işaret ettiği hususlar.. silah eline verdiğiniz kişinin özel bir eğitimden geçmesi lazım. 15 temmuz gecesi milletin gösterdiği direniş üzerinden böyle bir şeye girdiğinizde yönetenler tarafından bu kötü bir itiraftır. ‘Kontrol edemeyebilirim’ diyerek ayrı bir yapı kurmak ‘kamu düzeni bitti’ anlamına gelir. Şu anda yönetenlerin bir B planı olmaz

Sedat Peker’in iddialarında Tek tek isim var. o isimleri çağırıp sormalı savcı. Yanlışsa yanlışlığı ispat edilecek. Aksi takdirde Türkiye’de önü açılmaz bir şey açar.

Yine devleti yönetememek OHAL’i daimi kılma çabası. ben devleti olağan hukuk kuralları içinde yönetemiyorum demektir. Otoriterliği kalıcı kılmaya çalışıyorlar. Sistemi kalıcı kılmaya çalışıyorlar. Yolsuzluk gibi. TRT atamaları falan. Normalleşiyor her şey. Türkiye’yi Asyatik yönetim dediğimiz yönetim biçimine adıma adım götürmeye çalışıyorlar.

Tam anlamıyla bir rezalet. Bir akademisyen olarak utanç duyuyorum Boğaziçi’nde geçerli olan akademik kuralların her yerde geçerli olması lazım. Boğaziçililere has bir kural koymamak lazım. Bütün Türkiye üniversitelerinde vahim bir tablo vardır. Boğaziçilileri ve akademisyenleri takdir etmek lazım. Şehir üniversitesi de bunu gösterdi.

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki direniş kadar benim sezgilerim Tayyip Erdoğan’ın Bulu’yu görevden alması direnişe teslim olmak değil. Bulu’yu sert bulmadığı için görevden almış olabilir.

Böyle bir üniversite davranışı ile karşı karşıya kalmaktan bir akademisyen olarak utanç duyuyorum. Türkiye’de özgür bir üniversitenin kurulabilmesi için her şeyden önce üniversiteye ve kaliteye güven lazım.

MB Başkanını ata, 4 ay sonra görevden al. Rektör ata 7 ay sonra görevden al. TRT zaten başlı başına bir vaka.

Danıştay ne için vardır idari olarak herhangi bir gerekçe olmaksızın bu tür görevden almaları müdahale etmek için vardır. Geçmişte yürütmenin atamalarını kilitledi. Ama şimdi olan ise ehliyet ve liyakat hiçbir şeye bağlı olmaksızın. Melih Bulu’yu oraya atamak hata. Bir teamülü olması lazım. MB’ den gelmeden yapılan atama bu dönemlere oldu.

Vergileri veriyoruz. Gelecek Partisi’nin TRT’de şu ana kadar hiçbir haberine rastlanmadı. Bir iki habere rastlandı olumsuz olduğu düşünülen. Kime ait bu TRT? TR’yi trol diye okumak lazım.

Bunun izahı ekonomik değil psikolojiktir. MB başkanı psikolojik olarak üst bir otoriteye itaat etmekle ekonomik rağbetin gereğini yapmak arasında sıkışmış durumda. MB Başkanı ya faizi yükseltmesi gerekiyor. Öbür tarafta da Cumhurbaşkanının talimatı var. MB Başkanlarının görevi günü kurtarmak değil. Günü kurtarıyor. Şu anda enflasyonun en büyük sebebi kurun artışıdır. Faizi düşürmesi için enflasyonun aşağı inmesi lazım. Ülkeye güven olması lazım. Faiz güvensizliğin fiyatlandırmasıdır.

Dünyada faizler yüzde 0 ile 1 arasında Türkiye’de yüzde 19. En üst sıralardayız. Bunun sebebi ne? Faiz yüksekse kurun düşük olması lazım. Enflasyonla faizi senkronize indirmenin yollarını bulmak lazım. Faizi aşağı çekeceğim diye tek başına karar alırsanız kuru fırlatırsınız diye Erdoğan’a anlattım. ‘Hayır, faiz enflasyonun sebebidir’ dedi. Faiz enflasyon kur denklemini anlamamış bir zihin bugün ülkeyi yönetiyor.

MB başkanlarına şunu söyledim: Cumhurbaşkanımızla ben konuşurum sizin göreviniz gereğini yapmaktır. O zaman enflasyon 3.2 ye düştü.

Dünyada emin olun kuru faizi enflasyonu yükseltme beceriksizliği gösteren tek yönetim Türkiye’de Erdoğan kendi dünyasında yaşıyor. Ekonominin parametrelerini bilmiyor. Sen şu anda Türkiye’nin faize mesafeli duran insanlarını dünyanın en yüksek faizine mahkum ettin. Benim dönemimde faiz harcaması 50 milyardı şu anda 300 milyar.

2023’e kadar Erdoğan ekonomiyi toparlayamaz. Para arzı dünyada genişledi. Güvenli liman olsaydı burası para arzını çekerdi. İki şeye çok yanarım. Türk ekonomisi ne durumda diye Davos’a gittiğimizde sormuşlardı demiştim ki çok parlak.

Erdoğan’ın şu anki hesabı söyle bir yandan ‘Uygurlara ses vermeyim bakarız’ sonra Çin’den para gelirse Türkiye güvenilir liman olsaydı Çin ermeyesi gelirdi. Türkiye’nin acziyeti dolayısıyla gelecek şimdi ve sömürmeye çalışacak. Erdoğan’ın yapması gereken şu: demokratik hukuk kurallarına uyacağına sözle değil özle gösterecek.

O gece Selim bey A habere bağlanamadı tek kişi bendim selim beyi arayan cumhurbaşkanı ben arayana kadar aramamıştı sonuna kadar direneceksiniz arkadaşlar dedim ve o egece uluslararası basına konuşan tek bendim. Hemen sonrasında BBC’ye çıkan kimdi? Benim devletin bana verdiği korumanın görevi beni güvenilecek bir konumda tutmak çünkü o sırada TV’ye çıkacağım ben bulunduğum yer tespit edilmemesi için emniyetin verdiği görev gerekli tedbirleri alın darbe teşebbüsü alın her an bir şeyle karşılaşabilir başbakan dediler.

Kartları alındı telefonumun. Bir arabayla başka bir mahalleye gidiyormuşum gibi yanıltma yapıldı. CNN NTV hepsini aradık. Erol beyin haberi geldiğinde iki rekat namaz kıldım onun için. Şimdi istismar ettikleri husus telefonla konuştuğum yerin tespit edilmemesi için. Kusura bakmasınlar normal alınan bir güvenlik. Ben ne tünelde saklandım. Kimse konuşmasın ülkenin başbakanı darbe teşebbüsünde tünle saklanamaz. Etrafımda bir etek güvenlik amiri vardı. O gece görevde olanları tek tek çıkartın bakalım. Kimler TV’ye çıktı.

FÖTÖ borsası üzerinden kim para kazanmışsa hepsinin burnundan getireceğiz.15 temmuz şehitleri hakkı hukuku için hazneye devredeceğiz.

Üçüncü ittifak demek için birinci ittifakı kabul etmek lazım. Ben onun kalıcı olmayacağına inanıyorum. Cumhur ittifakı büyük ihtimalle seçim öncesi dağılır. Hiç kimse Cumhur ittifakı’nı bozmaya gücü yetmez demeye başlamışlarsa iyi giden bir evlilikte bizim evliliğimiz iyi gidiyor diye devamlı söylemez. Haftada bir nikah tazeliyorlar.

DEVA Partisi ve Saadet Partisi ile bütün partilerle de en iyi ilişkileri geliştirmeye hazırız. Partimizi kurumsallaştırmak birinci önceliğim.

Tam vaktinde ayrıldığımı düşünüyorum. Ben o partinin genel başkanıydım ve o kitleler bana hala hocam der. O kitleleri mahcup edecek hiçbir şey yapmadım. AK Parti’nin içinde yüzde bir umut kalana kadar devam ettim. Afganistan’da kendi stratejik perspektifinde bulunmak doğrudur. 5 yıldır bizimkiler Afganistan’da doğru dürüst diplomasi yapmıyor.”

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.