Dolar 8,6648
Euro 10,1426
Altın 490,52
BİST 1.407
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 17°C
Gök Gürültülü
İstanbul
17°C
Gök Gürültülü
Cum 20°C
Cts 23°C
Paz 25°C
Pts 24°C

Cebine bakan gözler

Cebine bakan gözler
A+
A-
29.01.2020
ABONE OL

Uzun bir süredir benimle görüşmek, konuş, dertleşmek ve “bir çayını içmek istiyorum” diyen bir arkadaş ile buluştum.

Ama bu buluşma benim için derin bir hayal kırıklılığı ile sonuçlandı maalesef.

Bu arkadaşımı sosyal medyadan tanıyordum ve bir kaç kez mesajlaştık, bana düsüncelerime değer verdiğini ve beni görmek istediğini sürekli vurguluyordu

Ve bende ‘İstanbul’dayım beklerim‘ dedim.

Bir gün aradı istanbul’a geldiğini ve “müsaitseniz görüşmek isterim” dedi

Ben de, ‘olur sevinirim ve hemde yüzyüze tanışmış oluruz‘ dedim

Kendisi iş adamı ve istanbul’a iş görüşmeleri için geldiğini ve bu arada beni de görmek istediğini söyledi.

Ve geldi…

40’lı yaşlarda şık giyimli ve varlıklı bir genç…

Son derece saygılı bir sekilde kendisini tanıttı ve yarı espirilerle yaptığı işleri anlatmaya başladı. Benimle konusurken cok heyecanlanmıştı ve bunun içinde affını istiyordu hem de sürekli vurgulayarak.

Okumuş ve işinde son derece başarılı bir insan.

Ayakta durmanın verdiği özgüven kendisini anlatırken çok daha belirgin oluyordu.

Bir çırpıda neredeyse hayatının tümünü anlattı bana desem abartı olmayacak.

Memleket meseleleri ile de alakalı oldugunu ve sorunların ağırlığı kendisini çok rahatsız ettiğini ve siyasetin bu sorunlara bir türlü çözüm bulamaması ve de bu duruma öfke duyduğunu dile getiriyordu.

Bende kendisini saygı ile dinlemeye devam ediyordum.

Ben dinledikçe o anlatmaya devam ediyordu.

Taki yorulana kadar

Ve sonra “Çok konuştum galiba” diyerekten bana sormaya başladı.

Neredeyse her cümlede olduğu gibi,

Neler yapıyorsun abi” dedi

Bende gayri ihtiyari olarak ‘işsiz bir insan neler yapabiliyorsa bende öyle yapıyorum’ dedim.

Tam yazıyorum çesitli yerlere derken, gözlerim onun gözlerine takıldı bir an.

Az evel pırıl pırıl parlayan ve bana sabırsızca ve saygıyla bir şeyler anlatmaya çalışan o insan gitmiş, sanki karşımda bambaşka bir insan varmış gibi duruyordu.

Vücut dili değişmiş…

Saygı ile karşımda oturan kişi sanki saniyeler içerisinde oturma düzenini değistirmiş gibi oturmaya başladı.

Az evvel ‘kalkalım‘ demesem saatlerce yanım da oturacak hem kendini anlatacak hem de beni dinleyecek adam gitmiş, başka bir insan karşımda oturuyordu artık.

Aklıma, yüreğime değilde cebimin şişkinliği ile beni tanımak isteyen, daha doğrusu cebim şişkin değilse aklımın ve yüreğimin varlığı onun için hiçbir şey ifade etmeyen bir insan vardı karşımda.

Eğer işsizseniz, güçten düşmüşsünüz demektir.

Ve fayda sağlanılacak bir insan değilsiniz.

Aklınızın ona verebileceği bir şey yoktur artık.

Kendinize yetmiyorsanız, başkasına yetecek şeyleride kaybetmişsiniz demektir.

Ve “benim bir acil randevum vardı” diyerek kalkıp gitti.

Arkasından bakarken onu sadece yürüyen bir et parçası görmek dışında aklıma bir şey gelmedi!

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.