Dolar 9,3055
Euro 10,8467
Altın 534,41
BİST 1.432
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Az Bulutlu
İstanbul
18°C
Az Bulutlu
Cum 19°C
Cts 19°C
Paz 16°C
Pts 14°C

Adalet Birlik Partisi’nde kongre heyecanı

Adalet Birlik Partisi’nde kongre heyecanı
A+
A-
28.09.2021
ABONE OL


Adalet Birlik Partisi İstanbul il Başkanlığı 1. Olağan İl Kongresi’ni gerçekleştirdi. Tek listeyle gidilen seçimde Kurucu İl Başkanlığı görevini yürüten Mustafa Şükür Aycı, İl Başkanı olarak seçildi.

Adalet Birlik Partisi’nin 1. Olağan İl Kongresi, Genel Başkan İrfan Uzun’un katılımıyla gerçekleştirildi. 

İstanbul Esenlerde bulunan Prof. Dr. Adem Baştürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen kongre, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.

Açılış konuşması yapan Adalet Birlik Partisi İl  Başkanı Mustafa Şükür Aycı, “ Ben Büyük bir Ailenin içine geldim, Adalet Birlik Partisi Teşkilatlanmalarını hızlı bir şekilde teşkilatlanarak büyümeye devam ediyor. Ülkemiz her köşesinde olduğu gibi İstanbul’da da büyük bir özlem, büyük bir beklenti, yeni bir umut ışığına ihtiyaç vardı.

Büyümeye güçlenmeye devam ediyoruz. Başaracağız. Ülkeyi uçuruma sürükleyen iktidardan da, bütün yaşananlara seyirci kalarak çanak tutan muhalefetten de memleketi kurtaracağız. 

Başaracağız! Kendisini tanıdığım günden itibaren ‘Tepeden tırnağa cesaret, her şey Türkiye’yi sevmekten ibaret’ diyerek mücadele eden ve bizi de her zaman cesaretlendiren değerli Genel Başkanımız Sayın İrfan Uzun bana güvenip Adalet Birlik Partisi’ni İstanbul’da kurma onurunu verdiği için bir kez daha teşekkür ediyorum.” dedi.

Kongrede Konuşan Adalet Birlik Partisi Genel Başkanı İrfan Uzun 2023 yada olası erken seçimde Cumhurbaşkanı adayı olacağını ve ülkeyi 86 Milyon vatandaşımız ile yöneteceğini söyledi. Uzun, “Aziz İstanbul’un saygın ve sevecen hemşehrileri, demokrasimizin vazgeçilmez unsurları siyasi partilerinin değerli yönetici ve üyeleri, Adalet Birlik Partisinin fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür mensupları, geleceğimizin teminatı sevgili gençler, değerli basın mensupları. Güven timsali cansiperane görev yapan Emniyet personellerimiz sizleri en kalbi duygularımla, hasret ve muhabbetle selamlıyor, şükranlarımı sunuyorum. 1. Olağan il kongremize hoş geldiniz, varlığınızla bizlere güç verdiniz.

Buradan İstanbul’umuzun tüm köylerindeki, tüm ilçelerindeki özellikle kardeşlerime sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum.

Şu anda dışarıda salonun içinden on kat daha fazla İstanbullu kardeşlerim vardı, onları selamlamadan yapamazdık. 

Onları selamladık, şimdi sizinle beraberiz.

Son derece mütevazi, gelenek ve göreneklerimize, aktör değerlerimize bağlı özel yaşamımda ve bu demokrasi yürüyüşümüzde her zaman destek olan kıymetli eşim ve çocuklarıma huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum

Hayatımın aşkı, Sevcan’a ve Ayşe Öyküye ve Hakan’a – Sizi çok seviyorum ve hepinizle gurur duyuyorum.

Değerli Kardeşlerim;

Bu ülkeyi her zaman farklı kılan bu vaattir – sıkı çalışma ve fedakarlık yoluyla her birimiz bireysel hayallerimizin peşinden gidebiliriz, ancak yine de gelecek neslin de hayallerinin peşinden gitmesini sağlamak için bir Türk ailesi olarak bir araya gelebiliriz.

Bütün kültür unsurları Türklerin yaklaşık 15 bin yıldır dünya üzerinde olduğunu ve muhteşem bir medeniyet ortaya koyduğunu göstermektedir.

Türkler gittikleri hemen her yerde kimlik kartlarını coğrafyaya yer isimleri ile de kazımışlardır.

Bu yüzden bu gece burada duruyorum. Çünkü 15 bin yıl boyunca, bu sözün tehlikede olduğu her an, erkekler ve kadınlar -öğrenciler ve askerler, çiftçiler ve öğretmenler, hemşireler ve kapıcılar- onu yaşatma cesaretini buldular.

Bu belirleyici anlardan birinde buluşuyoruz. Ulusumuzun ekonomik savaşta olduğu, ekonomimizin kargaşa içinde olduğu ve Türkiye vaadi bir kez daha tehdit edildiği bir anda.

Bu gün, daha fazla Türkiyeli işsiz ve daha azı için daha çok çalışıyor. Çoğunuz evinizi kaybettiniz ve daha da fazlası evinizin değerlerinin düştüğünü izliyor. 

Çoğunuzun kullanamayacağınız arabaları, ödeyemediğiniz kredi kartı faturaları ve erişemeyeceğiniz eğitim ücretleri var.

Çok değerli kardeşlerim;

Şunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Ülkemizin kaynaklarının ve gelirinin adaletsiz bir şekilde dağıtıldığını, belli bir zümrenin faydalandığını hepimiz çok iyi bilmekteyiz. 

Küçük esnafın bittiğini, köylünün mahsulü para etmediğini, aracıların daha çok kazandığını hepimiz bilmekteyiz. 

Biz iktidara geldiğimizde ilk işimiz her bölgede kooparatifler kurup üreticinin kalkınmasını sağlayacağız.

Bu meydan okumaların hepsi hükümetin yaptığı şeyler değil. Ancak yanıt vermedeki başarısızlık, Ankara’da ki bozuk siyasetin ve Erdoğan’ın başarısız politikalarının doğrudan bir sonucudur.

Türkiye, son yirmi yıldan beri daha da geriye gidiyor. Biz bundan daha iyiyi hak eden bir ülkeyiz.

Bu ülke, emekliliğin eşiğinde olan bir kadının, ömür boyu süren sıkı bir çalışmanın ardından kendini felaketten bir hastalık uzakta bulduğu ülkeden daha nezih.

Bu ülke, bir adamın yirmi yıldır üzerinde çalıştığı ekipmanı toplayıp Çin’e gönderilmesini izlemek zorunda kaldığı ve sonra eve döndüğünde nasıl bir başarısızlık gibi hissettiğini açıklarken boğulduğu bir ülkeden daha cömert.

Gazilerin sokaklarında uyumasına, üniversiteli gençlerinin yurt eksikliğinden cemaatlere itilmesine ve ailelerin yoksulluğa sürüklenmesine izin veren bir hükümetten daha merhametliyiz; büyük bir Türkiye şehri gözlerimizin önünde boğulurken bu gidişe sessiz kalamazdık.

Türkiye’yi değiştirme zamanımız geldi.

Görüyorsunuz, biz Türkiye İttifakı olarak bu ülkede ilerlemeyi neyin oluşturduğu konusunda çok farklı bir ölçüye sahibiz.

Türkiye, şimdi küçük planların zamanı değil.

Artık her çocuğa dünya standartlarında bir eğitim sağlama konusundaki ahlaki yükümlülüğümüzü yerine getirmenin zamanı geldi, çünkü küresel ekonomide rekabet etmek daha azına gerek kalmayacak. Sevcan ve ben sadece bunun için buradayız çünkü bize bir eğitim şansı verildi. Ve bazı çocukların bu şansın olmadığı bir Türkiye’ye razı olmayacağım. Erken çocukluk eğitimine yatırım yapacağım. Yeni öğretmenlerden oluşan bir ordu toplayacağım ve onlara daha yüksek maaşlar ödeyeceğiz ve onlara daha fazla destek vereceğiz. Ve karşılığında, daha yüksek standartlar ve daha fazla sorumluluk isteyeceğiz. Ve her genç Türkiyeliye verdiğimiz sözü tutacağız. Eğer topluluğunuza veya ülkenize hizmet etmeyi taahhüt ederseniz, artık her bir Türkiyeli için özel hastanelerde de bedava, erişilebilir sağlık hizmeti almanın zamanı geldi. Sağlık hizmetiniz varsa, planım primlerinizi düşürür. Bunu yapmazsanız, Milletvekillerinin kendilerine verdiği aynı türden kapsama alabilirsiniz. 

O şirketlerin hasta ve bakıma en çok ihtiyacı olanlara karşı ayrımcılık yapmayı bırakmasını sağlayacağım.

Şimdi ücretli hastalık günleri ve daha iyi aile izni olan ailelere yardım etme zamanı, çünkü Türkiye’de hiç kimse işini sürdürmekle hasta bir çocuğa veya hasta bir ebeveyne bakmak arasında seçim yapmak zorunda kalmamalı.

Emekli maaşlarınızın CEO ikramiyelerinden önce korunması için iflas yasalarımızı değiştirmenin zamanı geldi; ve gelecek nesiller için Sosyal Güvenliği koruma zamanı.

Ve şimdi eşit bir iş için eşit ücret almanın zamanı geldi, çünkü kızım ve oğlumun sizin kızlarınız ve oğullarınızla tamamen aynı fırsatlara sahip olmasını istiyorum.

Şimdi, bu planların çoğu paraya mal olacak, bu yüzden Türkiye’nin büyümesine yardımcı olmayan kurumsal boşlukları ve vergi cennetlerini kapatarak her kuruş için nasıl ödeyeceğimi ortaya koydum. 

Ama aynı zamanda ülke bütçesini satır satır inceleyeceğim, artık çalışmayan programları ortadan kaldıracağım ve ihtiyaç duyduğumuz programları daha iyi ve daha az maliyetli hale getireceğim. Çünkü yirmi birinci yüzyılın zorluklarını yirminci yüzyıl bürokrasisiyle karşılayamayız.

Türkiye’nin sözünü yerine getirmenin paradan fazlasını gerektirdiğini de kabul etmeliyiz. “entelektüel ve ahlaki gücümüz” dediği şeyi geri kazanmak için her birimizin yenilenmiş bir sorumluluk duygusu gerekecek. Evet, hükümet enerji bağımsızlığına öncülük etmeli, ancak her birimiz evlerimizi ve işletmelerimizi daha verimli hale getirmek için üzerimize düşeni yapmalıyız. Evet, suç ve umutsuzluk içinde yaşayan genç erkekler için başarıya giden daha fazla merdiven sağlamalıyız. Ancak programların tek başına ebeveynlerin yerini alamayacağını da kabul etmeliyiz; hükümet televizyonu kapatamaz ve bir çocuğa ödevini yaptıramaz;

bireysel sorumluluk ve karşılıklı sorumluluk Türkiye’nin vaadinin özü budur.

Ne kadar zor olursa olsun, ihtiyacımız olan değişimin geleceğine inanıyorum.

Bu memleketimiz her milletten daha zengin ama bizi zengin yapan bu değil. Dünyadaki en güçlü genç nüfusa sahibiz ama bizi güçlü yapan şey bu değil. Üniversitelerimiz ve kültürümüz dünyanın kıskançlığı ama dünyanın kıyılarımıza gelmesini sağlayan şey bu değil.

Bunun yerine, yol belirsiz olduğunda bile bizi ileriye iten o Türk olmanın ruhudur. 

Bu Türkiye vaadidir; farklılıklarımıza rağmen bizi birbirimize bağlayan, bu da gözümüzü görünene değil, görünmeyene, virajın etrafındaki o daha iyi yere sabitlememizi sağlıyor.

Ama bunun yerine insanların duyduğu şey her inanç ve renkten, hayatın her alanından insanlar Türkiye de kaderimizin ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olduğuydu. 

Bu birlikte hayallerimiz bir olabilir.

“Yalnız yürüyemeyiz” diye haykıran bir teşkilatımız var. “Ve yürürken, her zaman ileri gideceğimize dair söz vermeliyiz. Geri dönemeyiz.”

Yapılacak bu kadar iş varken değil. Eğitecek o kadar çok çocuk ve bakılacak o kadar çok gazi varken değil. Düzeltilecek bir ekonomi, yeniden inşa edilecek şehirler ve kurtarılacak çiftlikler ile değil. Korunacak çok aile ve onarılacak çok hayat varken değil. Türkiye, geri dönemeyiz. 

Tek başımıza yürüyemeyiz. 

Şu anda, bu seçimde, geleceğe yürümek için bir kez daha söz vermeliyiz. O vaadi, o Türkiye vaadini tutalım ve Kutsal Yazıların sözleriyle, itiraf ettiğimiz ümide tereddüt etmeden sıkıca sarılalım.

Teşekkürler ve Rabbim Türk Devletleri’ni Korusun.

İnsanlığın barış ve neşe içinde birleşmesinin yolu önünüzde çok uzun. Bu dünyayı “herkes” için daha iyi bir yer haline getirmek için etkinizi akıllıca kullanın, o zaman belki bu nesil yeryüzünde cennetten bir parça deneyimleyebilir. 

Tek Dünya Tek Rüya

Nazım’ın “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşçesine”dizelerindeki kardeşliği

istiklal marşımızın anlatımıyla iman dolu yüreklerimizin kapladığı vatan topraklarımıza alçakları uğratmadan yaşayacak ve ilelebet yaşatacağız.

2023’de veya olası erken seçim olursa 2022’de yapılacak seçimlerde Cumhurbaşkanı adayı olduğumu sizlerle paylaşmak istiyor.

bu vesileyle aziz milletimizin her bir ferdini saygıyla selamlıyorum.

Rabbim Ülkemizi kurusun Rabbim Milletimizi korusun.

Daha çok çalışacağız.

Hepiniz tekrardan İstanbul 1. Olağan kongremize hoş geldiniz şerefler verdiniz” dedi.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.