Dolar 8,5466
Euro 10,1388
Altın 497,26
BİST 1.414
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 36°C
Sıcak
İstanbul
36°C
Sıcak
Cum 38°C
Cts 30°C
Paz 32°C
Pts 33°C

2023 yılında Ak Parti’nin rakipleri

2023 yılında Ak Parti’nin rakipleri
A+
A-
22.07.2021
ABONE OL

2023 yılında yapılacak seçimlerde

Siyasi rakiplerimiz CHP, İyi Parti veya HDP olmakla birlikte

Asıl rakiplerimizin;

1- Sosyal medya

2- Hükûmetin icraatlarına ayak uyduramayan hantal bürokrasi ve işgüzar bürokratlar

3- İşsizlik

Olduğunu düşünüyorum.

ÇARE:

1- Sosyal medyanın yaptığı tahribata karşı

Başta il ve ilçe teşkilatlarının yönetiminde bulunan idarecilerin

Belli periyotlarla 2-3 gün süren sıkı bir eğitimden geçirilmeleri…

Yapılan icraatların birinci elden

Yani

İmkanlar dahilinde bakan, milletvekili veya belediye başkanlarından bu icraatların direkt dinlenmesi,

Ayrıca

Cumhurbaşkanımızın liderliğinde verilen mücadelenin

Sadece yapılan yatırımlarla ilgili olmadığını, bunun ötesinde bir gaye ve ideal çerçevesinde olduğu anlatılmalıdır.

Bu eğitim

Sandık müşahit ve başmüşahitlerine kadar inmesi durumunda,

Sosyal medyanın halkımızı zehirlemesi şimdiki kadar kolay olamayacak.

NEDEN?

Çünkü şu anda

Eşit şartlarda süren bir mücadele yok.

Biz bu ülkede siyasi rakiplerimizle mücadele ederken,

Reis’in hitabet gücü ve karizması karşısında aciz kalan muhalefete destek Amerika’dan geliyor.

NASIL MI?

Tivıttır, Feyz, İnstagram vs. deki sahte hesaplarla günde milyonlarca saldırı yapılarak, ülkemizi kalkındıracak yatırımların sabote edilmesi için yaygara koparılıyor.. akla hayale gelmeyecek iftiralar atıyorlar.

En son

Katarlı öğrencilerin sınavsız tıp eğitimi alacakları yönünde yapılan haberler buna örnektir.

Hâlbuki

Haber hem doğru değil, hem doğru olsa bile Katar’ın tıp eğitimi almak için tüm dünyaya gönderdiği öğrenci sayısı 17

Bunlardan Türkiye’ye gelecek olanların sayısı 2’yi geçmez.

Bu 2 öğrenci yabancılara uygulanan prosedür neyse aynısı uygulanıyor

Ama

Kamuoyu bu haberle günlerce meşgul edildi, üniversite sınavına giren öğrencilerin morali alt üst oldu.

Sosyal medyada

Açılan sahte hesaplar ciddi bir yekun tutuyor. (Bunun %40 olduğunu söyleyenler var)

Böyle olunca

Masa başında üretilen haberlerin %90’ı yalan…

Ancak

Konu ile ilgili bilgisi olmayan gençlerin, üretilen bu haberlerin doğru olduğunu sanıyor.

2023’te 7 milyon genç ilk defa oy kullanacağı bilinmektedir.

Binaenaleyh

Bu gençlerin bilinçlendirilmesi büyük önem arz etmekte, bu da teşkilat mensuplarının şuurlu ve bilgi sahibi olmalarıyla mümkündür.

GUGIL

Sosyal medya bu şekilde görevini yaparken

Diğer yandan arama motoru gugıl daha farklı bir yöntem uyguluyor.

Cep telefonuma son “güncelleme” yi yaptıktan sonra

Her arama yapmak istediğimde

Gugıl sayfasında

Haberlerin önümde aktığını görüyorum.

Bu haberlerin %90’ı muhalefet medyasına ait olup

Yine

Çoğu yalan ve yanlış haberlerdir.

Sözcü, Cumhuriyet ve Birgün gazeteleri gugılın ana haber kaynağı gibi görev yapıyor.

Düşünün!

Birgün gibi bir gazetenin yalan yanlış haberini gugıl gün boyunca gözünüzün içine sokarak okutmaya çalışıyor.

BİZ NASIL BAŞARDIK?

70’li-80’li-90’lı yıllarda da

Yazılı ve görsel medyanın neredeyse tamamı bize karşı olup

Mütemadiyen aleyhimize yayın yaparlardı

Ama

Buna rağmen o yayınlar bize tesir etmez

Tam aksine

Biz daha keskinleştirip daha aktif bir hale getiriyordu.

Bunun sebebi;

Aldığımız eğitim ve teşkilat mensuplarının üst kadro ile olan sıkı irtibatıydı.

ÇARE:

2- Bürokraside ayak sürüyen, hükumete ayak uyduramayan, hatta ters icraatlarda bulunan bürokrat ve yöneticilerin tespit edilerek görevden uzaklaştırılması gerekir.

Devlet kapısında işi görülmeyen, işi savsaklanan vatandaş faturayı direkt Cumhurbaşkanımıza kesiyor.

Hâlbuki Cumhurbaşkanımızın yaptığı düzenleme ve çıkardığı kararnamelerle işlerin kolay bir şekilde halledilmesinin yolunu açmış

Ama

İşiniz işgüzar bir bürokrata denk gelmişse, o düzenleme ve kararnamelerin hiçbiri bir işe yaramayarak vatandaş mağdur ediliyor.

Bunun da

Acil olarak gereği yapılmalıdır.

ÇARE:

3- İşsizlik en büyük tehlikedir. Pahalılık bunun kadar tehlikeli değildir.

Çünkü

Bir işiniz varsa bir kilo et alamıyorsanız yarım kilo et ile idare edebilirsiniz

Ama

İşiniz yoksa yapacağınız hiçbir şey yok.

Peki, işsizliği önlemek mümkün mü?

Tabii ki, işsizliği

Sıfırlamak mümkün değil ama makul seviyeye indirilebilir.

Şöyle ki;

İnşaat sektörü istihdam sağlayan en büyük sektörlerimizden biridir.

Konut kredilerinin makul bir seviyeye indirilmesi durumunda

İnşaat sektöründe büyük bir iş alanının açılacağı, bunun da istihdama yansıyacağı malumdur.

Diğer yandan

Devletin darphane gibi çalışan kurumları var.

Ancak bu kurumlarda istihdam asgari seviyede tutularak işler savsaklanıyor.

Örnek vermek gerekirse;

Tapu daireleri

PTT şubeleri

Noterler

Bankalar

Çağrı merkezleri vs. ilk aklıma gelenlerdir.

Bahsettiğim bu kurumlarda

Kısıtlı sayıda eleman çalıştırılarak vatandaşa eziyet edilmektedir.

Hâlbuki bu kuruluşlarımız çok kâr eden kuruluşlar olup, her yıl ne kadar kâr ettiklerini kamuoyuna açıklamaktadırlar.

Mesela;

Bilhassa merkezi yerlerdeki PTT şubelerinin önünde her zaman kuyrukta bekleyen insanların oflayıp pofladıklarını görebilirsiniz.

Bu gibi şubelerde

4-5 eleman daha fazla istihdam edilse

Veya şube sayısı artırılsa ne o kuyruk kalacak ne de vatandaşın devlete olan öfkesi söz konusu olacak

Ayrıca

Binlerce aile reisi de iş sahibi olacak.

TAPU DAİRELERİ

Başka bir örnek de Tapu daireleridir.

Burada yaptığınız her alım-satım işlemi için devlete ortalama 40-50 bin lira ödediğiniz halde, eleman eksikliğinden dolayı istediğiniz hizmeti alamıyor,

Bundan dolayı da tapu dairelerinde yoğunluk hiç bitmiyor.

Yazı uzamasın diye detaya girmek istemiyorum

Ama şu kadarını söyleyeyim:

Devlet size renkli bir A4 kağıdı veriyor. Karşılığında ortalama 40-50 bin lira alıyor

Ancak

O kağıdı koyacak bir dosya bile veremiyor, tapu dairelerinin fiziki şartlarını iyileştirmiyor, 25 kuruşluk bir fotokopiye ihtiyaç duysanız kurum dışına göndererek sizi savsaklıyor, işlemlerinizi yapacak lise mezunu 3-5 eleman takviyesini bile her ne hikmetse yapmıyor.

Hâlbuki

Dışarıda yüzbinlerce genç işsiz dolaşmakta, böyle bir işe girmek için can atmaktadır.

NOTER

Aynı şey noterler için de geçerli.

Elinizdeki parayla mahkûm gibi beklemek zorundasınız.

Neden?

Çünkü devletin bu kadar artan işlerine paralel olarak noter sayısı artmıyor.

Mevcut olanlar da yeterli kapasite ile çalışmıyor.

Bir noterde diyelim ki, 6 banko varsa, dördü açık olur ikisi genellikle boş… Bunlardan biri getir götür dosyalama vs. işlere baktığı için sizinle ilgilenmez. Diğeri gelen telefonlara bakar, geriye iki kişi işlerinizi yapmaya çalışır ama yapamaz, kuyruk sokağa taşar.

Bazen basit bir işlem için bir saatten fazla beklemek zorunda kalıyorsunuz.

Noterler vatandaşı kendilerine mecbur gördükleri için fiziki mekânlarını da iyileştirmeyi düşünmez.

Burada da aynen tapu gibi fotokopi lazım olsa çekemezsiniz, kıymetli evrakı elinize tutuşturup öylece gönderirler. Dışarıda yağmur, rüzgar vs. olması onları ilgilendirmez. Notere giderken yüklü bir işlem yapacaksanız her türlü riski alıp yanınızda bir torba parayla gitmeniz gerekir. Çünkü noterde kredi kartı geçmez.

Neredeyse

Köşedeki simitçilerin pos cihazı kullandığı bir zamanda binlerce lira ödeme yaptığınız noterde pos cihazı bulunmaz. (Duyduğuma göre kısa bir süre önce noterlerde de kredi kartı kullanılmaya başlanmış.

Buna da şükür!)

Devlet

Şu anda noter sayısını iki katına çıkarsa;

(Ki, buna fazlasıyla ihtiyaç var.)

Hem istihdam sağlar

Hem noterler vatandaşa değer verir doğru dürüst hizmet eder

Hem de milli servet olup

Kuyruklarda kaybettiğimiz iş saatlerimizi kazanmış oluruz.  

Şimdilik aklıma gelenler bunlar.

Netice-i kelam:

2023 seçimi sadece ülkemiz açısından değil

Ümmet ve insanlık için de çok önemli bir seçim olacak.

Bugün

Mazlum, yoksul ve biçare insanlara en çok yardım yapan ülke bizim ülkemizdir.

Yani

Bu haliyle önümüzdeki seçim

Tüm dünya mazlumlarını da ilgilendirmektedir.

Yine

İslam ümmetini söylemeye gerek yok.. sahipsiz.

Hâlbuki İslam dünyası büyük bir güç…

Mevcut muhalefetin de İslam coğrafyası ile alakası malum.

İslam dünyasını derleyip toparlayıp

Türkiye’nin İslam dünyasına öncü olması vs. gibi bir dertleri yok.

Bu dert sadece Cumhurbaşkanımızda var.

Ayrıca

Ülkemiz kısa bir sürede süper lige çıkmışsa

Bunda Cumhurbaşkanımızın emeği inkâr edilemez.

Bundan dolayı

2023 seçimlerini basit hatalara kurban vermemeliyiz

Ve

Erdoğan’ın tekrar Cumhurbaşkanı seçilmesi için elimizden gelenini yapmalıyız.

Tedbir bizden takdir Allah’tandır.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.